YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18228
KARAR NO : 2012/23291
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 15.000,00 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı 3. kişiye ait ev ile elektrik direği arasındaki elektrik telinin kopması neticesinde müvekkilinin ineğini elektrik çarptığını, ineğini kurtarmaya çalışan müvekkilinin de elektrik çarpmasına maruz kaldığını; ineğin öldüğünü, müvekkilinin yaralandığını, davalı kurumun tedbirsizliği nedeniyle bu olayın yaşandığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak; müvekkilinin tedavi giderleri için 50,00 TL; ölen hayvanı için 250,00 TL; mahrum kalınan kar nedeniyle 100,00 TL; çalışamamaktan mahrum kalınan kazanç nedeniyle 100,00 TL olmak üzere toplam 500,00 TL maddi tazminatın ve müvekkilinin bu olay neticesinde 1 yıl boyunca yaşadığı eziyetin karşılığı olarak 14.500,00 TL manevi tazminatın davalı kurumdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hayvanını gözetimsiz otlatması ve elektrik akımını kestikten sonra ineğe müdahalede bulunması gerekirken, gerekli tedbirleri almayarak olaya müdahale etmesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunu, hastahanede bir gece kalan ve olayda ineği ölen davacının istediği manevi tazminatın yüksek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazları yerindedir.Mahkemece; 4.875,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Manevi tazminat, haksız bir eylemin yarattığı üzüntünün, duyulan elem ve acıların giderilmesini amaçlayan ödemedir. Manevi zarar; mal varlığına dokunmayan; yaşam, sağlık, namus gibi mal varlığı harici varlıklarda meydana gelen azalma olup, bu zarar manevi tazminatla giderilmeye veya azaltılmaya çalışılır.Borçlar Kanununun 47. maddesine göre hâkim özel durumları dikkate alarak, bedensel zarara uğrayan kimseye uygun tazminat verilmesine karar verebilir. Hükmedilecek bu bedel; zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu, bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Somut olayda dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı elektrik idaresine ait elektrik diğerinden dava dışı 3. kişinin evine bağlanan abone bağlantı hattının olay günü kopup yere düştüğü, kopan telin davacının orada otlayan ineğinin üzerine gelerek hayvanın çarpılmasına sebep olduğu, davacının ineği kurtarmak için hayvanın yanına geldiğinde elektrik telini fark etmeyip tele temas etmek suretiyle elektrik akımına kapılarak yaralandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; olayın meydana gelmesinde davacının %35, evin sahibi dava dışı 3. kişinin %35 ve davalı elektrik idaresinin %30 oranında kusurlu bulunduğu, olay sonrası davacının acil serviste ayakta tedavisinin yapıldığı, parmağındaki yanık yarası nedeniyle 10 gün süreyle pansuman yaptırdığı anlaşılmıştır.Tanıklar bu olay nedeni ile davacının çok üzüldüğünü söylemişlerdir. İneğin ölümü davacının iç huzurunu bozacak bir olgu değildir. Manevi tazminatın koşullarını düzenleyen Borçlar Yasası’nın 49. maddesine göre eşya zararı kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olarak benimsenemez.Davaya konu olayda; yukarıda açıklanan olgular, yaşanan olayın özellikleri, davacının ve davalının kusur oranı ve davacının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanması nazara alındığında takdir edilen manevi tazminat miktarı fazladır. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar uyarınca daha düşük bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bu husus bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.