Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/16438 E. 2013/22558 K. 03.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16438
KARAR NO : 2013/22558
KARAR TARİHİ : 03.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı … İnş. Yapı End. San. ve Tic. A.Ş. yönünden davanın kusur yokluğundan reddine, davalı … Mak. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden kısmen kabulü ile, 126.958,44 TL maddi ve 45.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan
03.11.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davalı … İnş. Yapı End. San. ve Tic. A.Ş. yapımını üstlendiği inşaatın asansör sisteminin kurulması ve montajı işini işçilik ve ekipman dahil sözleşme ile diğer davalı … Mak. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye verdiği, davacının bu şirketin işçisi olarak asansör montajı yaptığı sırada kabin ile birlikte 6. kattan zemine düşerek iş kazası geçirdiği, SGK Maluliyet Daire Başkanlığı raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik oranının % 74 olduğu, hükme esas bilirkişi kusur raporunda olayın meydana gelmesinde davalı … Mak. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin % 70, davacı işçinin % 30 oranında kusurlu bulunduklarının belirtildiği anlaşılmaktadır. Bir iş kazası sonucu, zarara uğrayan işçi veya hak sahiplerinin maddi veya manevi tazminat talepleri, ancak işveren veya kusurlu üçüncü kişilere karşı yöneltilebilir. Bunun dışında, aracı olarak tabir edilen kişiler aracılığı ile işe alınan işçilerin uğrayacakları zararlardan dolayı, asıl işveren aracılarla birlikte olay tarihinde yürürlükte bulunan 4857 sayılı yasanın 2/6 maddesi uyarınca sorumlu olur.
Gerek 4857 sayılı İş Kanununun 2/6 ve gerekse 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 87/2. maddelerinde; aracının hukuksal açıdan tarifi yapılmış kimlerin aracı veya halk arasındaki deyimi ile “Taşeron” sayılacağı belirlenmiştir. Buna göre; Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.
Somut olayda, davalılardan … İnş. Yapı End. San. ve Tic. A.Ş.’nin yüklenimindeki inşaatın asansör sisteminin kurulması ve montajı işinin işçilik ve ekipman dahil sözleşme ile diğer davalı … Mak. Müh. San. ve Tic. Ltd. tarafından üstlenildiği, bu duruma göre … İnş. Yapı End. San. ve Tic. A.Ş.’nin asıl işinin bir bölümünü sözleşme ile diğer davalıya vermesi nedeniyle asıl işveren sıfatına sahip olduğu ve dava konusu iş kazasında kendi kusuru bulunmasa bile, alt işverenin çalıştırdığı işçilerin uğradığı zararlardan asıl işveren olarak sorumlu olacağı açık ve seçiktir. Hal böyle olunca dava konusu iş kazası nedeniyle … İnş. Yapı End. San. ve Tic. A.Ş.’nin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu gözardı edilerek, anılan davalıya yönelik davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
3- Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Gerek mülga B.K’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı T.B.K’nun 56. maddesi hükmüne göre Hakim: ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir. Hakimin manevi zarar adı ile ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı sigortalı yararına hüküm altına alınan 45.000,00 TL manevi tazminatın az olduğu açıkça belli olmaktadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.