YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12345
KARAR NO : 2013/12109
KARAR TARİHİ : 06.12.2013
MAHKEMESİ :… MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : …
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi … tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
… sırasında Elmalı Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 106 ada 53, 109 ada 204, 120 ada 35 ve 147 ada 3 parsel sayılı 25420,18, 20683,39, 16413,53 ve 7826,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazların kök muris … oğlu ……’dan kaldığını ileri sürerek mirasçılar adına tescil istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazları Dairemizin 03.07.2013 tarih 2013/ 7251-7664 Esas ve Karar sayılı ilamıyla reddedilerek hüküm onanmış olup, bu kez davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Davacı … taşınmazların kök muris 1999 yılında ölen … oğlu ……’dan kaldığı mirasçılar arasında taksim edilmediğini ve tüm mirasçıların hakkının bulunduğunu ileri sürmektedir. Davalı … ise taşınmazların muristen kaldığını ancak kendisinin muristen satın aldığını ya da muris tarafından kendisine bağışlandığını ileri sürerek bir kısım senetlere dayanmıştır. Diğer bir anlatımla taşınmazların ortak miras bırakan … oğlu ……’dan kaldığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmayıp esasen bu yön mahkemenin de kabulündedir. Çözümlenmesi gereken husus çekişmeli taşınmazların davalıya satılıp satılmadığı ya da bağışlanıp bağışlanmadığı noktasında toplanmaktadır. Taşınmazların tapusuz olduğu dikkkate alındığında satım ya da bağışlamanın bunu ileri süren tarafından her türlü delille ispatlanabileceği kuşkusuzdur. Davalı bu yönde bir kısım senetlere dayanmış, davacı vekilince 08.11.2009 tarihli dilekçe ile söz konusu senetlerdeki imzanın murise ait olmadığı, zira murisin okuma yazma bilmediği ileri sürülmüş, senetlerin hangi taşınmazlara ait olduğunun dahi anlaşılamadığı belirtilmiştir. Ne var ki, mahkemece davacı vekilinin bu itirazları üzerinde durulmamış, senet asılları davalı taraftan istenmemiş, imzanın murise ait olup olmadığı, üzerinde tahrifat bulunup bulunmadığı araştırılmamış, keşifte mahalli bilirkişilere okunarak usulünce uygulanmamış, fen bilirkişisinin denetlenemeyen raporuna itibar edilmek suretiyle senetlerin taşınmazlara ait olduğu, muris tarafından davalıya bağışlandığı, satıldğı, davacı ve diğer mirasçıların miras yoluyla gelen bir haklarının kalmadığı kabul edilmiştir. Ne var ki; mahkemece davalının tutunduğu, 23.08.1989 tarihli senette muris tarafından 500 metrekare yüzölçümündeki yerin satıldığı yazılmasına rağmen senedin uyduğu kabul edilen 120 ada 35 parsel sayılı taşınmazın 16.413.53 metrekare yüzölçümüyle davalı adına tespit gördüğü dikkate alınmamış, 500 metrekare dışında kalan bölümün davalıya nasıl geçtiği dahi irdelenmemiştir. O halde; mahkemece davalıdan dayandığı senetlerin asılların istenilmeli, senetlerdeki imzanın murise ait olup olmadığı, senetlerin üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığı uslüne uygun şekilde araştırılmalı, imza incelemesi yaptırılmalı, taşınmazlar başında taşınmazı iyi bilen, davada yararı bulunmayan ve elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıkları ve fen bilirkişinin katılımı ile keşif yapılmalı, davalının tutunduğu senetler yerel bilirkişilere okunmak suretiyle taşınmazları kapsayıp kapsamadığı tereddütsüz olarak belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların davalıya satılması ya da bağışlanması hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir rapor alınmalı, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup; verilen kararın Dairemizce onandığı anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulüne, Dairemizin 03.07.2013 tarih 2013/7251-7664 Esas ve Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.