YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16985
KARAR NO : 2012/43616
KARAR TARİHİ : 21.12.2012
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, ücret, ikramiye ile ilave tediye fark alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, davalıya ait işyerinde çalıştığını, 11. 12. 13. ve 14. dönem Toplu İş Sözleşmelerinin tarafı olan Türkiye Orman İşçileri Sendikası üyesi olduğunu 31.12.2004 tarihinde sona eren toplu iş sözleşmesinin ardından yeni bir sözleşme imzalanmadığını, anılan sözleşmelerde ücret artışı hükümlerinin ücretine tam yansıtılmadığını, 31.12.2004 tarihinden sonraki dönemde ise ücret artışının geç ve eksik uygulandığını beyanla, ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı işveren, alacakların zamanaşımına uğradığını toplu iş sözleşmelerine uygun olarak yevmiye tespitlerinin yapılarak ücretlerine yansıtıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, istek konusu dönemde eksik ödeme yapıldığının bilirkişi raporu ile belirlendiği gerekçesiyle davaya konu taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda kıdem terfi primi eklenmek suretiyle hesaplamaya gidildiği görülmektedir.
İstek konusu dönemde yürürlükte olan toplu iş sözleşmelerinin tamamında kıdem terfii 33. maddede düzenlenmiştir. Maddenin başlığı “Daimi işçilerin Kıymetlendirme Fişlerine Dayalı Kıdem Terfii” olup, madde içeriğinden de sözü edilen terfi için daimi işçi olarak çalışılması gerektiği açıktır.
Toplu iş sözleşmesinin 35. maddesinde sendika üyesi olan işçilerin üyeliğin sendikaya bildirilmesinden itibaren daimi işçiler gibi toplu iş sözleşmesinden yararlanacakları yönünde kurala yer verilmiş ise de sözü edilen hükmün, ücret artışı ile diğer sosyal hakları ilgilendirdiği kabul edilmelidir. Zira toplu iş sözleşmesinin 25. maddesinde daimi işçi ile mevsimlik işçi tanımları yapılmış ve 33. maddede kıdem terfi sadece daimi işçiler için öngörülmüştür. Mevsimlik işçinin üyeliğin bildirildiği andan itibaren toplu iş sözleşmesinin tüm hükümlerinden yararlanabileceği kabul edildiğinde, toplu iş sözleşmesinde öngörülen daimi işçi ile mevsimlik işçi arasındaki ayrımın nedeni ortadan kalkar. Zira 2822 sayılı Yasa gereği üyeliğin işverene bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanılacağından, daimi işçilerle mevsimlik işçilerin toplu iş sözleşmesinin tüm hükümlerinden yararlanması söze konu olur. Toplu iş sözleşmesinde açıkça daimi işçilerle mevsimlik işçilere ait tanıma yer verilmesi ve 33. maddede açıkça daimi işçilere kıdem terfii öngörülmesi sebebiyle düzenlemenin amaçsal yorumu yapıldığında mevsimlik işçilerin kıdem terfi haklarının olmadığı kabul edilmelidir. Toplu iş sözleşmesinin 35. maddesi hükmü, sendika üyesi olan mevsimlik işçilerin, sözleşmede açıkça daimi işçilere sağlanan haklar dışında kalan hükümleri bakımından sonuç doğurur.
Yapılan bu açıklamalara göre davacı işçi yönünden mevsimlik statüde çalışılan dönem için kıdem terfi hesabı yapılmamalıdır. Başka bir anlatımla davacının henüz daimi kadroya alınmadığı, mevsimlik işçi olarak çalışılan dönem için kıdem terfi zammı hesabı ile yevmiye tespiti hatalıdır. Sözü edilen durum ileriye dönük olarak yevmiyeyi etkilediğinden zamanaşımına uğramayan dönem hesabını da ilgilendirmektedir. Bu yönlerden bilirkişiden denetime elverişli şekilde hesap raporu alınmalı ve rapor mahkemece değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 31.12.2004 tarihinde süresi sona eren toplu iş sözleşmesinin ardından yenisinin imzalanmadığı dönemde ileriye dönük olarak uygulamaya konulan çerçeve protokolleri geriye yürütülerek hesaplama yapılmıştır. Davaya konu ücret, ilave tediye ve ikramiye farkları 01.01.2005- 01.08.2005 ve 01.01.2007- 01.08.2007 tarihleri arasında kalan dönem için çerçeve protokolleri uyarınca hesaplanmıştır.
Davacının üyesi bulunduğu sendikanın yetkisine dair sorunlar sebebiyle toplu iş sözleşmesinin imzalanmasının gecikmesine bağlı olarak işçilerin daha fazla mağdur olmaması için işverence idari nitelikte genelgeler çıkarılmış ve Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokollerinin ileriye dönük olarak uygulanmasına dair kararlar verilmiştir. Bu şekilde ilerde imzalanabilecek olan toplu iş sözleşmesi bakımından kazanılmış hak oluşturmamak üzere genelgelerde belirtilen tarihlerden itibaren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokollerinin uygulanması yoluna gidilmiştir. Konu, temyize gelen aynı mahiyetteki dosyalar sebebiyle Dairemizce daha önce de incelenmiş ve çerçeve protokollerinin, işverence çıkarılan genelgelerde belirlendiği üzere ileriye dönük olarak uygulanması esası benimsenmiştir ( Yargıtay 9.HD. 6.10.2009 gün 2009 9135 E, 2009/ 25976 K ve Yargıtay 9.HD. 18.5.2010 gün 2010/ 17087 E, 2010/ 13864 K).
Çerçeve Protokollerinin geriye yürütülmesi suretiyle hesaplama yapılması hatalıdır.
Öte yandan dosya içinde davacının sendika üyeliğinden çekilme ve başka bir sendikaya üyeliğine dair belgeler yer almakta olup, istek konusu dönem içinde toplu iş sözleşmeleri ile ard etkiden yararlanma noktasında sözü edilen belgeler de dikkate alınarak hesaplamaya gidilmelidir.
3-Hüküm altına alınan ücret farkı ile ikramiye alacakları için bilirkişi raporunda belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren faize karar verilmiştir. Hüküm fıkrasında her bir alacak kalemi yönünden faiz başlangıç tarihlerinin gösterilmemesi infazda tereddüde sebebiyet verir. Mahkemece yapılacak inceleme sonucu bakiye bir hakkın varlığının belirlenmesi durumunda kabul edilen ücret ve ikramiye miktarları ayrı ayrı hüküm fıkrasında gösterilmeli ve faiz başlangıçları da denetime elverişli şekilde belirtilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, 21.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.