Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/20334 E. 2012/23974 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20334
KARAR NO : 2012/23974
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1.016 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, mülkiyeti müvekkiline ait olan taşınmazın davalılar tarafından işgal edildiğinin idarenin teknik elamanlarınca tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.016 TL ecrimisilin işgalin başlangıç tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece;”…davalılara ait mermer atölyesinin 800 metrekaresinin davacıya ait taşınmaza tecavüz ettiği iddia edilmiş ise de; mahallinde yapılan keşifte davalıların işgal ettiği alanın 21 metrekare olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporu hükme esas alınmaya değer görülmüş, kötü niyetli zilyet taşınmazın haksız olarak alıkoyulmasından kaynaklanan tüm zararlardan sorumlu olduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HUMK.’nun 284 ve 6100 sayılı, HMK.’nun 278-279.maddesine göre, bilirkişi raporu; Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir.Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emsal değerlendirmesi yapılmamış olup, soyut bir takım belirlemeler ile ecrimisil hesabı yapılmıştır. Bu haliyle ecrimisil miktarının tayin ve tespiti için, mahkemece dayanak yapılan bilirkişi raporu Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre hüküm kurulmasına yeterli değildir.Öyle ise mahkemece, bu ilkeler uyarınca yeniden konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyeti ile dava konusu taşınmaz üzerinde keşif yapılarak, ayrıca davacının dava konusu taşınmaz üzerinde davalıların 800 m2 alanda işgalinin bulunduğu iddiası karşısında, davalıların işgalinin tespit edildiği 21 m2’lik kısım dışında kulanımlarının bulunup bulunmadığının da araştırılması suretiyle bilirkişilerden rapor alınıp, sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.