Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/6161 E. 2019/2545 K. 12.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6161
KARAR NO : 2019/2545
KARAR TARİHİ : 12.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1- Davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında başka bir suçtan… Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve sorgusunda duruşmalardan bağışık tutulmayı talep etmeyen sanığın duruşmayı kendiliğinden takip etme olanağı bulunmadığı dikkate alınarak, hükmün verildiği duruşmada SEGBİS ile duruşmaya katılımının sağlanması gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Kabule göre;
a) Suça konu nüfus cüzdanı ile ilgili bilirkişi raporu alınmış, Mahkemece aldatma niteliğinin bulunduğu belirtilmiş olmasına rağmen soğuk damga izinin bulunup bulunmadığı gözlemlenmediğinden, Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin Yönetmelik’in 130. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ‘‘Soğuk damga fotoğrafın üzerine gelecek ve fotoğrafın görüntüsünü bozmayacak şekilde ve nüfus cüzdanının plastikle kaplanması işleminden sonra ay-yıldıza doğru uygulanır.’’ hükmü dikkate alınarak, suç konusu nüfus cüzdanı incelenerek fotoğraf üzerinde soğuk damga bulunup bulunmadığının, buna göre aldatma niteliği bulunup bulunmadığının belirlenmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun saptanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli, 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği; sanığın sabıka kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/106 esas ve 2006/157 karar sayılı ilamı yerine, daha az cezayı içeren Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/21 esas 2008/1020 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinin gerekli olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, tekerrür hükümleri bakımından sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 12/03/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.