YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13540
KARAR NO : 2013/3579
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
D.DAVALILAR . Orman Yönetimi – …
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili ve Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Mevkiinde bulunan 4000 m² taşınmazın, tapuda kayıtlı olmadığını, davalı … tarafından asliye hukuk mahkemesinin 1997/91-355 sayılı dosyasında tescil davası açtığını ve H.U.M.K’nun 409/5. maddesi gereğince takip edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, 3402 sayılı Kanunun 18/1. maddesi uyarınca Hazine adına tescilini istemiştir. Davalı ve karşı davacı … vekili ise, tescil taleplerini tekrar ettiklerini, taşınmazı 1971 yılında harici satış senedi ile satın aldıklarını, üzerindeki zeytin ağaçlarının bir kısmını önceki malikin, bir kısmını da kendilerinin diktiklerini, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının kendi yararlarına oluştuğunu iddia ederek, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, Hazinenin davasının reddine, gerçek kişinin davasının kabulü ile fen bilirkişi tarafından düzenlenen 09.09.2005 tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1818.68 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, davacı Hazine vekili ile davalı … Yönetimi vekili tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2010/2681-2851 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “831 sayılı Kanunun 1/j maddesinde “funda ve makilerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşımayan yerlerin orman sayılmayacağı” hükmünün karşı kavramından funda ve makiliklerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağı, 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin “Vasıf Tayinine Esas Olacak Tanımlar” başlıklı 23. maddenin (o) bendinde maki ve funda türü ağaçların isimlerinin sayıldığı, aynı maddenin (p) bendinde “orman ve orman toprak muhafaza karakteri, üzerindeki bitki formasyonu ile taşkınları, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışları, toprak erozyonu, toprağın strüktür ve tekstürünün, bozulmasını önleyici, su verimini artırıcı etkisi bulunan ve eğimi yüzde on ikiden fazla olan yerlerdir.” şeklinde tanımlanmış ve yine aynı yönetmeliğin “Devlet Ormanı Olarak Sınırlandırılacak Yerler” başlığını taşıyan 26/j maddesi “orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanların Devlet Ormanı olarak sınırlandırılacağını” aynı maddenin 2. fıkrasında “orman rejimine girmiş olan bu gibi yerlerin komisyonlarca herhangi bir nedenle sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı” konularında hükümler bulunmaktadır. Orman Kanununun 1. maddesinin 2. fıkrasının (İ) bendi “Sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel kanunu gereğince Devlet Ormanından tefrik edilmiş ve imar ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinlikler ile 09.07.1956 tarih ve 6777 sayılı Kanunda tasrih edilen yabani ve aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnupluklar”ın orman sayılmayacağı, kabul edilmişse de, çekişmeli taşınmazlara ait bu yollarla oluşturulan her hangi bir tapu kaydına dayanılmadığı gibi, 3573 sayılı Kanun gereği tahsis de bulunmamaktadır.
Kaldı ki; taşınmaz aynı zamanda memleket haritasındaki görümünde 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesine göre de orman içi açıklığı konumunda olup zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Belirtilen nedenlerle, gerçek kişinin davasının reddine, Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulü ile dava konusu 09.09.2005 tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1818.68 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ve Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 04.05.1968 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Ayrıca, taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 18.04.1951 tarihinde yapılmış ve sonuçları ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Tescili istenen taşınmazın fundalık ve çalılık olması nedeniyle tapulama harici bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 01/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.