YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/30369
KARAR NO : 2013/32145
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki hakem kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendilerinden aldığı tüketici kredisini yapılandırmak istediğini, yapılandırma sırasında alınan ücretin iadesi için Tüketici Sorunları Hakem Heyetine müracaat ettiğini ve hakem heyetinede alınan ücretin iadesine karar verildiğini, kararın doğruları yansıtmadığını ileri sürerek hakem heyeti kararının iptalini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının aldığı ücretin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından, davalının davacıdan kullandığı krediyi yapılandırması sırasında kendisinden alınan 4.681,03 TL’nın iadesi istemiyle Tüketici Sorunları Hakem Heyetine müracaat ettiği ve Hakem Heyetincede yapılandırma sırasında alınan dosya ücret bedelinin davalı tüketiciye iadesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla dava konusu uyuşmazlığın 4.681,03 TL olduğunun kabulü gerekir. Hakem heyetinin karar tarihi 5.7.2012 tarihi olup, 4077 sayılı yasanın 22/6.maddesi uyarınca 2012 yılı için 1.161,67 TL’nın üstündeki uyuşmazlıklarda hakem heyetlerince verilen kararların bağlayıcılığı olmayıp, ancak Tüketici Mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilme özelliğine sahiptir. Bu itibarla, bağlayıcılığı olmayan ve ancak delil olarak ileri sürülebilecek olan hakem heyeti kararının
iptalinin istenmesinde de hukuki yarar bulunmamaktadır. Açılmış olan davada hukuki yararın varlığı dava şartı olup, bu husus mahkemece res’en dikkate alınmak zorundadır. Hal böyle oluncada eldeki davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girerek yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne varki gerekçedeki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/son maddesi gereğince hükmün gerekçesinin değiştirilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan mahkeme kararının gerekçe kısmının gösterilen şekilde düzeltilerek sonucu itibariyle doğru olan kararın ONANMASINA, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.