YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18973
KARAR NO : 2019/1722
KARAR TARİHİ : 27.02.2019
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dava; 10.07.2012 tarihli trafik kazası sonrası sigortalıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 21/4. maddesi olup, kusurun belirlenmesinde, mahkemece, öncelikle kazasının ne şekilde olduğu, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak, varsa çelişki giderilerek belirlenmeli ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, kusur oran ve aidiyeti hususunda, konusunda uzman bilirkişi incelemesine gidilmelidir.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların kusur oranın tespiti için trafikçi polis memurundan alınan raporda, davalılardan Halil’in %80, sigortalının %20, davalı …’ın ise %100 kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece, %80 kusur oranı üzerinden karar verilmiş ise de, aynı olay nedeniyle yürütülen ceza dava dosyasında, ….’in asli, ….’ın tali, sigortalı ….’in ise kusursuz olduğu belirtilerek karar verildiği anlaşılmakla, söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için, konusunda uzman bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınarak, varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
2- Davalı … tarafından yapılan ödeme dikkate alınarak hüküm kurulmuş ve davacı Kurum aleyhine bu ödeme miktarı nazarında vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, söz konusu ödemenin yapıldığına dair bir bildirimin davadan önce davacı Kuruma bildirilmediği, diğer bir deyişle, davacı Kurumun bu hususu dava açtıktan sonra öğrendiği anlaşıldığından, aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 27.02.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.