Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/6200 E. 2019/8211 K. 09.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6200
KARAR NO : 2019/8211
KARAR TARİHİ : 09.04.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı şirket yetkilisi tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı firmaya ait … isimli işyerinde 27/12/2012 tarihinde motorlu kurye olarak çalışmaya başladığını, 08/10/2014 tarihinde iş akdini haklı sebeple feshettiğini, aylık net ücretinin 1.050 TL olduğunu, her ay değişen prim/ikramiye adı altında ödeme yapıldığını, mesai saatlerinin 11.00-19.00 saatleri arasında olduğunu, mesai saatlerinin uzun bir süre saat 22.00’a kadar uzadığını, ücrete ek olarak ödenen bedelin, fazla çalışma karşılığında hak ettiği ücretin çok altında kaldığını ileri sürerek, kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren temsilcisi, davacının 08/10/2014 tarihinde iş akdini feshettiğini beyan etmesine rağmen, 20/10/2014 tarihine kadar işyerinde çalıştığını, iş akdinin istifa yoluyla bu tarihte sona erdirildiğini, davacının dayandığı haklı fesih nedenini ispatlayamadığını, iş akdinin işverence feshedilmediğini, tarafların iş akdinin işverence feshedildiğini hiçbir zaman ileri sürmediklerini, 10/10/2014 tarihinde işverene tebliğ edilen fesih ihtarına, işverenin 17/10/2014 tarihinde cevabi ihtarname tebliğ etmesinin fesih sürecinin devam ettiğinin ve taraflar arasındaki husumetin açık kanıtı olduğunu, davalı işverenin keşide ettiği bu ihtarnamede feshin haksız olduğu, fesih sebeplerinin haklı fesih arayışından ibaret olduğu ve davacının iş akdinin feshinden sonra çalışmaya devam etmesinin fesih iradesinin gerçek ve samimi olmadığını gösterdiğini ve hiçbir ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, bu durumda feshin sonuçlarının taraflarca ortadan kaldırıldığının veya iş akdinin işverence feshedildiğinin kabulünün mümkün olmadığını, işten çıkış bildirgesinin fesihten bir süre sonra verilmesinin fiili durumu değiştirmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, “…Dosya kapsamında toplanan delil ve belgelerden; davacının 08/10/2014 tarihli haklı fesih iradesinin davalı işveren tarafından 10/10/2014 tarihinde tebellüğ edilmek suretiyle öğrenildiği, davacı işçinin haklı fesih iradesinin öğrenilmesine rağmen işyerinde bu tarihten sonra da kesintisiz çalışmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Yine davalı işverence dosyaya ibraz edilen 29/06/2015 tarihli beyan dilekçesinde de davacının 20/10/2014 tarihine kadar çalıştığının kabul edildiği görülmektedir.
Fesih tek taraflı yenilik doğurucu bir işlem olup, karşı tarafa varmakla hüküm ve sonuçlarını doğurur, fesih işleminin sonuçlarını ortadan kaldırması ancak karşı tarafın kabulü ile mümkündür Somut olayda davacının fesih iradesi davalı işverence öğrenildikten sonra işçinin çalışmasına devam etmesi, işverenin de bu hususa rıza göstermesi karşısında, davacının haklı fesih iradesinin sonuçlarının karşılıklı rıza ile kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Dinlenen davalı tanıkları da, davacının işe gelmediğini ve işe gelmemesi üzerine devamsızlık sebebi ile iş akdinin davalı işveren tarafından sona erdirildiğini beyan etmişlerdir. İşyeri özlük dosyası içerisinde 3 adet tarihsiz devamsızlık tutanağı sunulduğu görülmekledir. Dosyaya ibraz edilen devamsızlık tutanakları tarihsiz olup, davacı işçiden haklı bir mazeretinin olup, olmadığı sorulmamıştır. Yargıtay ilke kararlarında; işçinin iş akdinin devamsızlık sebebi ile feshedilmesinde işçiden haklı bir mazeretinin olup olmadığı varsa belgelendirilmesinin istenilmesi gerektiğine hükmetmiştir Davalı işverence; davacının mazeretsiz, olarak devamsızlık yaptığını gösterir usulüne uygun belge ve delil ibraz edilmemiştir.
Yine davalı işveren tarafından dosyaya sunulan 29/06/2015 tarihli beyan dilekçesinde, davacının 20/10/2014 tarihinde istifa etmek suretiyle iş akdini sona erdirdiği ileri sürülmüş, sigorta çıkışı ise 23/10/2014 tarihinde yapılmıştır. Dosyada yine davacının 20/10/2014 tarihinde istifa ettiğine dair, istifa iradesini gösterir yazılı bir belge ve delil bulunmamaktadır.
Davacının 08/10/2014 tarihli fesih iradesinin tarafların anlaşması ile ortadan kaldırıldığı, bu tarihten sonra 20/10/2014 tarihine kadar davacı işçinin çalışmaya devam ettiği, iş akdinin sonradan davalı işveren tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak sonlandırıldığı kanaatine varılmıştır…” gerekçesiyle kıdem tazminatının kabulüne ve fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı şirket yetkilisi temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı işçi iş sözleşmesini 08/10/2014 tarihinde ödenmeyen işçilik alacakları ve bir kısım işyeri uygulamaları nedeniyle haklı nedenle feshettiğini ileri sürmüş ve kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti talebinde bulunmuştur.
Mahkemece sözü edilen fesih yazısının işverene 10/10/2014 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davacının işyerinde çalışmaya devam ettiği ve 20/10/2014 tarihi sonrasında devamsızlıkta bulunduğu, bu yönde işverence tutanakların düzenlendiği belirtilmiş ancak gerekçeyle çelişki oluşturacak şekilde kıdem tazminatının kabulüne karar verilmiş, fazla çalışma ücreti talebi de reddedilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde davalı işveren tarafından işçinin devamsızlığına dair mazeretinin araştırılmadığı belirtilmişse de esasen davacı işçi daha önceki bir tarihte sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia etmiş olup, işveren tarafından bu yönde bir araştırma yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
Davacının ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğu ve yine çalışma koşullarının değiştirildiğine ilişkin haklı fesih iddiası ispatlanamadığından, davacının kıdem tazminatına hak kazanması mümkün değildir.
Davacının 08/10/2014 tarihli ihtarı sonrasında çalışmaya bir süre daha devam ettiği ve yine 20/10/2014 tarihinde haklı neden olmaksızın işyerinden ayrıldığı anlaşılmakla davanın reddi yerine kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.