YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/853
KARAR NO : 2019/1375
KARAR TARİHİ : 04.03.2019
Adalet Bakanlığının, 30/01/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık …’in mahkûmiyetine ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2017 tarihli ve 2016/600 esas, 2017/102 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 11/02/2019 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanığın 27/08/2014 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
2- Ancak erteleme süresi zarfında tekrar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile erteleme kararı kaldırılarak açılan kamu davası sonucunda, Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2017 tarihli ve 2016/600 esas, 2017/102 sayılı kararı ile TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 58. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16/10/2018 tarihli ve 2016/12400 esas, 2018/8037 karar sayılı ilâmında yer alan “…Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan kararın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının, ancak sanığın adli sicil kaydında yer alan Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesine ait 2009/1564 esas ve 2011/9 karar sayılı ilamının tekerrür oluşturduğunun gözetilmemesi…BOZULMASINA,” şeklindeki açıklamalar ile sanığın dosya arasında mevcut adli sicil kaydında tekerrüre esas alınan Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/472 esas, 2014/496 sayılı kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olduğu, tekerrüre esas başkaca bir mahkumiyet kaydının bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, anılan ilamın tekerrüre esas alınmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2017 tarihli ve 2016/600 esas, 2017/102 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Yargılama konusu olayda suç tarihinin 27/08/2014 olduğu, Mahkemece tekerrüre esas alınan Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/272 esas, 2014/496 karar sayılı ilamının karar tarihinin 23/12/2014, kesinleşme tarihinin ise 31/12/2014 olduğu, bu durumda tekerrüre esas alınan ilam, yargılama konusu olan suç tarihinden sonra verilmiş ve kesinleşmiş olduğundan ve ayrıca zaten bu ilamda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup kesinleşmiş hüküm niteliğinde olmadığından, TCK’nın 58/1. maddesinde yer alan “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme uyarınca, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/272 esas sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasının mümkün olmadığı ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas başka ilam da bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerindedir.
D) Karar:
Açıklanan nedenlere göre, Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2017 tarihli ve 2016/600 esas, 2017/102 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın ÇIKARILMASINA, infazın bu şekilde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 04.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.