YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9450
KARAR NO : 2019/8240
KARAR TARİHİ : 09.04.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait bulunan … göl yolu üzerindeki fabrikada çalıştığını, davacının sigortaya giriş bildirimi yapılmadığını ve 2007 yılı Mart ayına kadar diğer işçilerle birlikte sigortasız olarak çalıştırıldığını,davacının çalışmasına aralıksız devam etmekte iken işverenin kendisinin bundan sonra günde 12 saat çalışması gerektiğini söylediğini ve davacının bu kadar süre çalışmaya bünyesinin el vermediğini beyan ettiğini, akabinde işten çıkarıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücret alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirket bünyesinde 01/12/2005-13/05/2011 tarihleri arasında asgari ücretli olarak çalıştığını ve 13/05/2011 tarihinde kendi arzusu ile işten ayrıldığı, bu hususu gösterir imzalı istifa dilekçesinin bulunduğu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı şirkete ait bulunan fabrikaya asgari ücretli olarak çalışmak üzere 01/10/1997 tarihinde işe girdiği, davalı işverenin davacının işe giriş tarihini SGK’ya 01/12/2005 olarak bildirdiği, davacının tanık beyanlarından anlaşıldığına göre 01/10/1997 tarihinden 13/05/2011 tarihine kadar davalı iş yerinde işçi olarak kesintisiz çalıştığı, 13/05/2011 tarihinde davacı ile işveren konumundaki yönetici arasında mesai saatlerinin arttırılması nedeniyle tartışma çıktığı ve davacıya “bundan sonra gelme” denilerek işten çıkarıldığının tanık beyanlarından anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının fazla mesai ücret alacağı olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
6100 sayılı HMK.nın 25. maddesinde “kanunda öngörülen istisnalar dışında hakim iki tarafın söylemediği vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz.”, devamı 26. maddesinde de “hakim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır.” düzenlemeleri mevcuttur.
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının işyerinde çalışmasının sabah 07.30’da başlayıp, 17.00 da sona erdiğini belirtmiş, davalı vekili davacının fazla mesai yapmadığını ileri sürmüştür.
Ancak Mahkemece dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarına göre davacının haftanın 6 günü ortalama fiilen 8,5 saat çalıştığı, ortalama haftada 1 gün akşam 20.00’e kadar 3 saat fazladan çalıştığının kabulü doğrultusunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verilmiştir.
Oysa, davacı dava dilekçesinde çalışmasının 07.30-17.00 arası olduğunu belirtmiş ve bu süreler haricinde herhangi bir çalışması olduğunu da iddia etmemiştir.
Mahkeme, davacının dayandığı bu vakıalarda davacının talebiyle bağlı olduğuna göre; talep aşılmaksızın davacının dava dilekçesindeki beyanları ile bağlı kalınarak tanık beyanları bir değerlendirmeye tabi tutulup fazla çalışma ücreti alacağının olup olmadığının belirlenmesi gerekirken maddi vakıadaki talep aşılarak davacının haftanın 1 günü akşam 20.00’e kadar çalıştığı kabul edilerek fazla mesai alacağının hüküm altına alınması hatalıdır.
3- Hüküm altına alınan alacakların net mi, yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesi HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup infazda tereddüde yol açacağının gözetilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.