YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11165
KARAR NO : 2010/16627
KARAR TARİHİ : 14.12.2010
……
Davacı, çalışma gücünün üçte ikisini kaybettiğinin ve malûllük aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, konusu somut olayda davacının, malûllük sigortası hükümlerine göre davalı Kuruma başvurarak aylık tahsis isteminde bulunduğu, başvurunun Kurumca, çalışma gücünün en az üçte ikisinin yitirilmediği gerekçesiyle reddedilmesinden sonra işbu davanın açıldığı, yargılama aşamasında alınan ….. 22.11.2005 ve 22.08.2008 tarihli raporlarında; davacının beden çalışma gücünün üçte ikisini kaybetmemiş olduğunun bildirildiği,…. 31.07.2009 tarihli raporunda; davacının beden çalışma gücünün üçte ikisini kaybetmiş olduğunun bildirildiği, raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek için alınan …..n 25.02.2010 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu raporunda; davacının hali hazır durumu itibariyle vücut fonksiyon kaybı oranının %73 olarak belirtilmesine göre, istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 53. maddesinin A fıkrasında kimlerin malül sayılacağı hükme bağlanmış olup; B fıkrasında “Bu Kanun kapsamında ilk defa çalışmaya başladıkları tarihte mevcut hastalık veya arızası bulunanlar bu hastalık veya arızasının malul sayılmayı gerektirecek düzeyde olmadığını Kurum veya Kurum dışındaki hastanelerden işe girmeden önce alınmış, usulüne uygun sağlık raporu ve dayanağı tıbbi belgelerle kanıtlamakla yükümlüdürler. Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte, malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızalarının bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalılar bu hastalık veya arızaları nedeni ile malullük sigortası yardımlarından yararlanamazlar.” hükmü öngörülmüştür.
…..
…… Hastanesi tarafından 2003 yılında düzenlenen…… raporunda “opere edilmiş her iki kalçada yüksek seviyeli doğumsal kalça çıkığı ve artroz olduğu” belirtilmiştir. Hükme dayanak alınan raporda; işe giriş tarihi olan 01.09.1996 tarihi itibariyle beden çalışma güç kaybı oranının ne olduğu, bir başka ifade ile malul sayılmayı gerektirecek düzeyde olup olmadığına dair bir tespit yapılmadığı gibi, beden çalışma gücünün en az 2/3’ünü yitirdiği tarih yani malullüğün başlangıç tarihine ilişkin bir tespitin de yapılmadığı, ayrıca sigortalının hangi hallerde çalışma gücünü 2/3 oranında yitirmiş sayılacağı 506 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğünde belirtilen esaslara göre tesbit olunacağı gözetilmeden, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik esas alınarak davacının özürlülük oranının saptanmadığı, bu nedenlerle raporun yetersiz olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, davacının işe giriş tarihi olan 01.09.1996 tarihi itibariyle beden çalışma güç kaybı oranının ne olduğu, malul sayılmayı gerektirecek düzeyde olup olmadığı, malullüğün başlangıç (beden çalışma gücünün en az 2/3’ünü yitirdiği) tarihi Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğünde belirtilen esaslara göre tespit eden rapor alınmalı, 506 sayılı Kanun 56. maddesinde yer alan “Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve malullük aylığına hak kazanan sigortalının aylığının ödenmesine, kendisinin yazılı isteğinden, malul sayılmasına esas tutulan raporun tarihi yazılı isteğini takip eden takvim ayından sonraki bir tarih ise bu raporun tarihinden sonraki ay başından başlanır.” düzenlemesi de gözetilmek suretiyle, uyuşmazlık konusunda bir karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
……