Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/6240 E. 2019/2613 K. 13.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6240
KARAR NO : 2019/2613
KARAR TARİHİ : 13.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan duruşmaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 4369 sayılı Yasa ile değişik 359/b-1. maddesinde onsekiz aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup, aynı eylemin düzenlendiği 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b maddesinde ise üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü nazara alındığında, 2007 takvim yılında sahte fatura kullanma suçunun cezasının alt sınırının 18 ay hapis olduğu gözetilmeden, alt sınırdan karar verildiği belirtilerek temel cezanın 3 yıl hapis cezası olarak takdir edilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2- Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura kullanma eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Suça konu son fatura 25.06.2007 tarihli olup, KDV indiriminde kullanıldığı iddia edildiğinden, suç tarihinin, “25.07.2007” olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında “30.04.2012” olarak yanlış yazılması,
4- Yargılama gideri olarak hesaplanan miktarın CMK’nin 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanun‘nun 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktarın altında kaldığının anlaşılması karşısında, hazine üzerinde bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz talepleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 13.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.