Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/4232 E. 2019/1635 K. 09.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4232
KARAR NO : 2019/1635
KARAR TARİHİ : 09.04.2019

Mahkemesi :Tüketici Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, fazla ödemenin istirdadı, eksik ve kusurlu işlerin giderim bedeli ile haksız olarak tahsil edilen doğalgaz ana borusu bedelinin tahsili ve HİLTİ makinasının mülkiyeti hakkında yaratılan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte davacıya ait evin bozuk yapılmış kısımlarının oranımı, bir kısım ilave beton işleri ve duvar işçiliği konusunda eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar ödenen bedel konusunda anlaşamadıkları gibi iş ve imalât bedelinin miktarı konusunda da mutabakat bulunmamaktadır.
İşin yapıldığı ve akdi ilişkinin kurulduğu ileri sürülen 2013 yılında yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 481. maddesi hükmü ve dairemizin yerleşik uygulamalarında, tarafların eser sözleşmesi bedelinde anlaşamamaları ya da bedelin yaklaşık olarak kararlaştırılmış olması halinde hak edilen bedelin işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçleri ile hesaplanacağı kabul edilmektedir. İş bedelinin miktarı sabit olmadığından uyuşmalığın çözümü için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar dikkate alınıp bunlar için hesaplama yapılmamak ve bedele katılmamak suretiyle bunların dışında davalı yüklenicinin
gerçekleştirdiği iş ve imalâtların yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçleri ile bedelinin tesbiti ve kanıtlanan ödeme ile karşılaştırılarak davanın sonuçlandırılması gerekmektedir.
Davacının yaptığını ileri sürdüğü ödemelerle ilgili olarak davalının diğer temyiz itirazları yasal ve somut dayanağı bulunmadığından yerinde değil ise de; davalı davacının sunduğu makbuzlardan 22.11.2014 tarihli makbuzdaki 1.500,00 TL’lik ödemeyi kabul etmemiştir. Söz konusu makbuz altında davalı ya da onu bağlayıcı şekilde temsilci, mümessil ya da vekili tarafından atılmış imza bulunmadığı ve davalı da bu makbuzdaki ödemeyi kabul etmediğinden söz konusu makbuzdaki 1.500,00 TL ödemenin davacı ödemesine katılması mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece tarafların yapım konusunda anlaştıkları davacıya ait binanın bozuk yapılmış kısımlarının onarımı, ilave beton işleri ve duvar yapımı işlerinin hükme esas raporu düzenleyen teknik bilirkişiden alınacak ek raporla eksik ve kusurlar dikkate alınıp düşülmek suretiyle işin yapıldığı 2013 yılı mahalli piyasa rayiçleri ile bu bedelin içinde KDV ve yüklenici kârı olacağından ayrıca eklenmeksizin bedeli hesaplattırılıp, davacı tarafından yapıldığı ileri sürülen ödemelere 22.11.2014 tarihli makbuzda yazılı 1.500,00 TL katılmaksızın kanıtlanan ödemeler düşüldükten sonra bulunacak eksik ve kusurlu işler de dahil olmak üzere fazla ödeme miktarına 750,00 TL doğalgaz boru bedeli eklenerek sonucuna uygun ve özellikleri belirlenen HİLTİ makinesinin davacıya ait olduğunun tesbitine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 09.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.