YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/31781
KARAR NO : 2013/32149
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalı idare ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşme süresince 5510 sayılı yasada yapılan değişikliğin davalı tarafından yanlış yorumlandığını ve müvekkili şirketin istihkaklarından haksız kesintiler yapıldığını, 5510 sayılı yasanın 81 maddesine eklenen bende göre sigorta primlerini düzenli ödeyen ve sigortasız işçi çalıştırmayan işverenleri teşvik etmek amacıyla sigorta pirim oranının %5 lik kısmının hazinece karşılanacağının belirtildiğini, müvekkilinin 5510 sayılı yasanın yürürlüğünden itibaren bu kanun gereğince 5 puanlık indirimleri uygulamak suretiyle sigorta primlerini tahakkuk ettirdiğini ve ödediğini, ancak davalı idarenin söz konusu pirim indirimlerini hak edişlerinden haksız olarak kestiğini ileri sürerek 7.780,00 TL nin kesinti tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talebini 48.937,00 TL.ye çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki davanın dava dilekçesinde 7.780,00 TL.nin tahsilini istemiş, 05.03.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 48.937,00 TL.ye çıkarmış, mahkemece talep edilen
tüm 48.937,00 TL’ne dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Oysa ki, davacı ıslah ile artırdığı miktara ancak ıslah tarihinden itibaren faiz isteme hakkına sahiptir. Hal böyle olunca mahkemece dava dilekçesinde talep edilen 7.780,00 TL.ne dava tarihinden, ıslah dilekçesi ile artırılan 41.157,00 TL.ye ise ıslah tarihinden itibaren faiz uygulaması gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek tüm miktara dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince, davalının harçtan muaf tutulması gerekirken, bakiye harcın davalıdan tahsiline ve davacı tarafından yatırılan yargılama giderleri içinde yer alan harçlarında yargılama gideri olarak davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne varki 2 ve 3 numaralı bentlerde yer alan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün 1. bentinin karardan bütünüyle çıkarılarak yerine aynen (davalının kabulüne, 7.780,00 TL’nin dava, bakiyesi olan 41.157,00 TL’nin 05.03.2013 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine) söz ve rakamlarının yazılmasına, (3) numaralı bent uyarıncada mahkeme kararının hüküm bölümünün 2. bendinin bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (davalı harçtan muaf olduğundan davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından ödenen 820,55TL harcın istemi halinde davacıya ödenmesine) söz ve rakamlarının yazılmasına, yine (3) numaralı bent uyarınca kararın 3. bendinde yer alan (1.260,55) rakamlarının çırakılarak yerine aynen (440,00) rakamlarının yazılmasına ve kararın “davacı masraf dökümü” kısmında yer alan peşin harç ve ıslah harcı hükümlerinin karardan çıkakılmasına, yine toplam kısmında yer alan 1.260,55 TL rakamlarında 440,00 TL olarak düzeltilmesine kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.