Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/10220 E. 2013/9373 K. 08.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10220
KARAR NO : 2013/9373
KARAR TARİHİ : 08.05.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.03.2012 tarih ve 2011/776-2012/277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkillerinin davalı şirketin hissedarları olduğunu, şirketin 23.09.2011 tarihli ortaklar kurulu toplantısında sermaye artırımına karar verildiğini, ortaklardan davacı …’ın artırım kararı doğrultusunda maliki olduğu taşınmazı şirkete sermaye olarak koyduğunu, ancak diğer davacıların sermaye artırımı yapamadıklarını, davacı …’ın hissesinin aşırı oranda arttığını, bu durumun ortaklar arasında ihtilafa yol açabileceğini ileri sürerek, sermaye artırımına ilişkin 23.09.2011 tarihli ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcileri davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir.
Mahkemece,iddia,savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenen ortaklar kurulu kararının tescil ve ilan edildiği, sermayenin azaltılması usulünün TTK’nında düzenlendiği, ortaklar arasında sermayenin azaltılması hususunda bir ihtilaf bulunmadığından bu yolla sermaye azaltımına gidilebileceği, dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, kaldı ki bu şekilde karar verilmesinin davalı şirketle iş yapan iyiniyetli üçüncü kişileri zarara da uğratabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket otaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava şirket aleyhine açılmıştır. Şirketi idare yetkisine sahip ortaklar da dahil olmak üzere tüm ortaklar davacı konumunda olup, şirketin ortaklar dışından atanmış bir yetkilisi bulunmamaktadır. Dava dilekçesi ise aynı zamanda şirket yetkilisi olan davacı …’a tebliğ olunmuştur. Bu durumda, mahkemece, taraf teşkilinin sağlanmadığı, şirketin davada temsil edilmediği ve şirkete tarafsız bir temsil kayyımı tayini gerektiği düşünülmeden yargılamaya devam edilerek hüküm verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.