YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10776
KARAR NO : 2013/9272
KARAR TARİHİ : 07.05.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.12.2011 tarih ve 2010/398-2011/513 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı sigorta şirketince kredi kartı hayat sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, müvekkilerinin murisinin ölümü nedeniyle müvekkillerinin murislerine ait 8.000,00 TL kredi kartı borcunu ödediklerini ileri sürerek, bu meblağın davalıdan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta sözleşmesinin taraflarının C.Union Hayat Sigorta A.Ş. ile Citibank N.A olduğunu, sigorta sözleşmesine göre hak sahibinin sigorta ettiren Citibank N.A olması nedeniyle, davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, sigortalının ölümüne sebep olan hastalığın sigorta sözleşmesinin 3. maddesindeki hastalık tanımına uymadığını,davacı tarafın tazminat talebinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, muris sigortalı üzerinde otopsi yapılmaması sebebiyle kesin ölüm sebebinin ne olduğunun belli olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 8.800,00 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava konusu poliçenin sigorta ettireni dava dışı Citibank N.A olup, poliçe içeriğinden ve eki broşürden rizikonun gerçekleşmesi durumunda dava dışı bankanın öncelikle davacıların murisinin kredi kartı borcunu davalıdan alabileceği ve varsa fazlasının da murisin mirasçılarına ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda mahkemece murisin
anılan bankaya dava konusu poliçe kapsamında bir kredi kartı borcu bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ve iddia edildiği gibi davacılar tarafından ödenip ödenmediği, davacıların bunun dışında riziko nedeniyle isteyebileceği bir tutar bulunup bulunmadığı araştırılıp, borçtan fazlası var ise veya borcu davacılar ödemiş ise bunu davacıların isteyebileceği nazara alınmak suretiyle bir karar verilmek gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına, BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.