Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/7731 E. 2012/10786 K. 13.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7731
KARAR NO : 2012/10786
KARAR TARİHİ : 13.12.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
 Kullanım kadastrosu sırasında  Topağacı Mahallesi çalışma alanında bulunan 147 ada 2 parsel sayılı 219,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz,  beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi  gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın bahçe olarak 17 yıldan beri … evlatları … ve …’ların müşterek fiili kullanımında olduğu şerhi verilerek   davalı …  adına  tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, taşınmazın yüzölçümünün 300 metrekare olması gerekirken 219 metrekare olarak tespit edildiğini iddia ederek dava açmışlardır. Yargılama sırasında davacı …, beyanlar hanesinde “Çiçar” olarak yazılan soyisminin “…” olarak düzeltilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kımsen kabulüne,  çekişmeli  taşınmazın tutanağının edinme sebebi kısmında belirtilip beyanlar hanesine şerh edilen “…” ibaresinin iptali ile yerine “…” ibaresinin şerh edilmesine, taşınmazın diğer hususlar yönünden tutanakta belirtildiği şekilde … adına tespit gibi tesciline, yüzölçümüne ilişkin itirazın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3402 sayılı Yasa’ya 5831 sayılı Yasa’nın 8. maddesi ile eklenen Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu sırasında yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen bölümünde davacının kullanımının bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı, 147 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini iddia etmiş, yapılan keşif neticesinde eksikliğin yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazda kaldığı anlaşılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 25. maddesine göre, Kadastro Mahkemesinin görevi hakkında tutanak düzenlenen taşınmazlarla sınırlı olup, tutanak düzenlenmeyen yerler hakkında açılacak davalar genel mahkemelerin görevine girmektedir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, re’sen göz önüne alınması gerekir. Hal böyle olunca mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi isabetsiz olup, davacı Aysel …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.