Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2018/200 E. 2019/3032 K. 08.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/200
KARAR NO : 2019/3032
KARAR TARİHİ : 08.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, müvekkilinin bonoya dayalı alacağı bulunduğunu, bu alacağın tahsili için davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki temel ilişkinin ticari nitelikte olduğu, bu itibarla 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, dolayısıyla davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, bununla birlikte yazılı delil başlangıcı niteliği taşıyan senetteki alacağın ispatı için davacı tarafa tanık dinletme imkânı tanındığı, ancak davacı tarafın tanık listesi bildirmediği, yemin deliline de başvurmak istemediğini beyan ettiği, bu şekilde davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 01/12/2016 tarihli ve 2016/8568 Esas-2016/1537 Karar sayılı ilamı ile; ‘’Davalı vekili cevap dilekçesinde; ‘…müvekkilim ile davacı firma arasında bir kısım ticaret olmuş ve bu ticaretin teminatı olarak boş bir senet imzalanmıştır. Müvekkilim ticareti terk etmezden önce de mevcut borcunu adına kayıtlı taşınmazı firma sahiplerinin yakın akrabasına devir etmek suretiyle tamamen kapatmıştır…’ yönünde savunmada bulunmuştur. Davalı vekilinin cevap dilekçesindeki savunmaları ile davada ispat yükü davalı tarafa geçmiş olup, davalı taraf takip konusu senedin aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ve borcun ödendiğini usulüne uygun delillerle ispat etmek zorundadır. Mahkemece ispat yükünde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.’’ şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı tarafça senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve borcun ödendiği hususunda dosyaya somut herhangi bir belge ve delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, eldeki davada vekille temsil edilmiş olup, Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekir. Mahkemece 12/05/2017 tarihli celsedeki ara kararların davalı vekiline tebliğ edilmesi gerekirken, davalı asile tebligat yapılması Tebligat Kanunu’nun yukarıda belirtilen hükmüne açıkça aykırılık teşkil eder.
Mahkemece davalı vekiline karşı 12/05/2017 tarihli celsedeki ara kararların usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek, davalı vekili tarafından beyanda bulunulup delillerinin ibrazı sağlandıktan sonra oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.