YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5677
KARAR NO : 2019/2751
KARAR TARİHİ : 13.06.2019
Mahkemesi :…17. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat …ile davalı vekili Avukat …geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca arsa sahiplerine verilmesi gereken metrekarenin eksik hesaplanması nedeniyle uğranılan zararın ve B blokun ön cepheye yapılmaması nedeniyle uğranılan değer kaybının giderilmesi istemlerine ilişkin olup, mahkeme tarafından yapılan yargılama sonunda ıslah da gözetilerek davanın kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar arsa sahibi, davalı ise yüklenicidir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 101/1. maddesinde muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceği ya da aynı maddenin ikinci fıkrasına göre kararlaştırılan kesin vadenin geçmesiyle temerrüde düşeceği düzenlenmiştir. Somut olayda dava ve ıslahla arttırılan bölüm için dava tarihinden önce temerrüt ihtarı olmadığı gibi kesin vade de bulunmadığından, kabul edilen alacağın dava dilekçesinde istenilen bölümüne dava, ıslahla istenilen bölümüne ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması
Okundu.
gerekirken alacağın tümüne dava tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan “698.461,25 TL miktarın, dava tarihi olan 27.03.2012 tarihinden itibaren” kelimelerinin çıkartılmasına, yerine “80.000,00 TL’ye dava tarihinden 618.461,25 TL’ye ise 25.01.2016 ıslah tarihinden itibaren” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 13.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.