YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6824
KARAR NO : 2013/9517
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.06.2009 tarih ve 2008/541-2009/306 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.05.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yetkilisi olduğu Diteks Ltd. Şti. adına yaptığı alış veriş nedeniyle keşideci …’tan şirket alacağına karşılık emrine havaleli olarak aldığı ve hamili bulunduğu 05.05.2007 keşide tarihli 19.300,00 TL, 10.05.2007 keşide tarihli 48.120,00 TL ve 15.05.2007 keşide tarihli 38.900,00 TL tutarında üç adet çeki yetkilisi olduğu şirketin ofisinde bulundurduğu sırada çaldırdığını, söz konusu çeklerin müvekkilinin arkasını ciroladığı haliyle yedinde iken çalındığını ve kaybolduğunu, çeklerin iptali için açılan davada yargılama sırasında davalının çekleri mahkemeye ibraz etmesi üzerine mahkemece istirdat davası açmak üzere müvekkiline süre verildiğini, davalının müvekkilinin yakın arkadaşı ve aile dostu olması nedeniyle müvekkilinin yetkilisi olduğu şirkete sık sık gidip gelen birisi olduğunu, bu şekilde davalının davaya konu çekleri çaldığını, davalının kötü niyetli olarak, herhangi bir ticari alış verişi veya alacağı olmadığı halde çekleri dostluk ilişkilerini kullanarak sıkça gidip geldiği müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketten müvekkilinin rızası ve bilgisi dışında almış olduğunu ileri sürerek, söz konusu çeklerin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu çekleri davacının ciro ederek verdiğini, müvekkili ile kardeşi … ve aile üyeleri diğer kişiler tarafından davacı ile ticari ilişki içerisine girildiğini, gayri resmi ortak olarak maddi destek sağladıklarını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmayıp, müvekkilinin iyiniyetli olarak davaya konu çekleri elinde bulundurduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu … tarafından … lehine keşide edilen ve daha sonra … tarafından ciro edilip … tarafından bankaya tahsil için verilen çeklerin davacının sorumlu müdürü olduğu Diteks Ltd. Şti’nin çekin keşidecisi …’a sattığı mal karşılığı alındığı, satılan mallarla çek miktarlarının uyumluluk gösterdiği, davalı tarafın
çeklerin şirkete sağlanan nakdi kredi desteği ve şirketin gizli ortağı olduğuna yönelik iddialarının gerçeği yansıtmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinin de iddiasını doğruladığı, TTK’nun 83. maddesine göre teklif edilen yemini davacının eda ettiği, çeklerin şirket lehine değil de müdür olan davacı lehine keşide edilmesinin şirket içi bir işlem olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davaya konu üç adet çekten dolayı davacının davalıya borcu bulunmadığının tespitine ve çeklerin davacı tarafa teslimine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üç adet çekin davalıdan istirdadı istemine ilişkindir. Davacı emrine düzenlenmiş olan ve hamili olduğu üç adet çekin arkası davacı tarafından cirolanmış halde iken çalındığı/kaybolduğu iddiasıyla davacı tarafından söz konusu çeklerin iptali istemiyle açılan davada, davalının davaya konu çekleri mahkemeye ibrazı üzerine bu kez davacı tarafından davalının elindeki çeklerin istirdadı istemiyle işbu dava açılmıştır.
Davaya konu çekler davacı emrine düzenlenip, arkalarındaki ilk ciro da davacı tarafından yapılmıştır. Bu husus davacının da kabulünde olup, davacı söz konusu çekler cirolu halde elinde iken kaybettiğini/çaldırdığını, davalının çekleri iş yerinden aldığını iddia etmektedir. Davalı ise çekleri çalmadığını, davacının cirolayarak kendisine verdiğini, çekleri davacıdan aldığını, çekleri iyiniyetli olarak elinde bulundurduğunu savunmuştur. Davacı çeklerin davalı tarafından çalındığını iddia etmiş ise de bu iddiasını kanıtlayıcı delilleri sunamamış, bu konuda Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonunda, …’ın atılı hırsızlık suçunu işlediğine ve müşteki Harun’un çeklerin çalındığına ilişkin iddiasının doğruluğuna dair somut delillerin olmadığı, olayın hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğu belirtilerek, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
Çeklerdeki hak sahipliğine ilişkin yasal düzenlemeler incelendiğinde dava tarihinde yürürlükte olan mülga TTK’nun 702. maddesinde, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimsenin son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde salahiyetli hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Kaybedilen çek hakkındaki düzenlemeyi içeren aynı Kanun’un 704. maddesinde ise çek eline geçen yeni hamilin ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükellef olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davaya konu istirdadı istenen çekler davacı tarafından ciro edilmiş bir halde davalının elindedir. Bu durumda mülga TTK’nun anılan 704. maddesi uyarınca çekleri elinde bulunduran davalının ancak çekleri kötüniyetli olarak iktisap etmiş olduğunun veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunun ispat edilmesi halinde çekleri geri vermekle mükellef olup, bu hususların ispatının da davacıya ait bulunduğunun nazara alınarak davanın açıklanan 704. madde kapsamında görülerek sonuçlandırılması gerekirken bu madde hükmü nazara alınmadan yapılan yargılama sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan duruşma 990,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.