YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5351
KARAR NO : 2019/3288
KARAR TARİHİ : 10.07.2019
Davacı … ile davalılar 1-… 2-… 3-… 4-… 5-… arasındaki davadan dolayı … Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 15.10.2015 gün ve 2014/501-2015/616 sayılı hükmü onayan 23. Hukuk Dairesi’nin 28.06.2018 gün ve 2015/8811-2018/3819 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, yükleniciden alacaklı olan ve aynı zamanda arsa sahiplerinden biri olan …’un kesinleşen icra takibi nedeniyle İİK 120/2. maddesi uyarınca aldığı yetkiye istinaden alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiş, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nce yapılan temyiz incelemesinde yerel mahkeme kararı onanmış, onama kararına karşı davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Karar düzeltme talebinin kural olarak temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesince incelenmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 09.02.2018 gün 2018/1 sayılı işbölümü kararı ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan ve 01.07.2016 tarihinden sonra temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtay’a gelen dosyalardaki temyiz ya da karar düzeltme taleplerini incelemek görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’ne verildiğinden karar düzeltme talebi Dairemizce incelenmiştir.
İİK 120 ve devamı maddelerinde borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarının tahsili hususunda düzenlemeler yer almaktadır. Hacze iştirak etmiş olan alacaklıların hepsi veya içlerinden bir veya birkaçı borçlunun 3. kişiye karşı sahip olduğu dava hakkının kullanılmasını üzerlerine alabilirler (m. 120 ,II) buna kısaca alacağın tahsili için devri denir. Tahsili için devir ile alacağı tahsil için devralan alacaklı borçlunun haklarına halef olmaz, sadece o alacağı talep edebilmek için temsil edebilme yetkisini (davayı takip yetkisini, HMK m.53)kazanır. Yani borçlu adına (tahsil için devraldığı) alacak için üçüncü kişiye karşı icra takibi yapabilir veya dava açabilir.
Alacağı tahsil için devralan alacaklının takip borçlusuna karşı olan haklarına halel gelmez. (İİK m.120,II); yani bununla devralan alacaklının alacağı ödenmiş sayılmaz. Bu alacak devrolunan alacağın tahsil edilip bundan devralan alacaklının alacağının ödenmesine kadar mevcut olmakta devam eder.
İcra dairesi alacağı tahsil için devralan alacaklıya,alacağın tahsili için gerekli işlemleri yapmaya yetkili olduğu hakkında belge verir. Alacaklı bu belge ile üçüncü kişiye karşı icra takibi yapabilir veya dava açabilir. Alacağın tahsili için yapılan bütün giderler özellikle takip ve dava giderleri alacağı tahsil için devralan alacaklıya aittir. Fakat bu giderler tahsil edilen
paradan ilk önce ödenir. Bunun gibi, tahsil edilen para ilk önce alacağı tahsil için devralan alacaklının veya alacaklıların alacağının ödenmesine karşılık tutulur (İİK 120/2). Bundan sonra geriye para artarsa , o da diğer alacaklılara ödenir. Ondan sonra para artarsa bu para da takip borçlusuna verilir. Buna karşılık alacağı tahsil için devralan alacaklının yaptığı takip veya açtığı dava semeresiz kalırsa , alacaklı yapmış olduğu masraflara kendisi katlanır ( Baki Kuru, İcra İflas Hukuku , Ankara 2017, s. 294-296).
Bu bilgiler ışığında somut olaya gelince ; davacı ve davalı arsa sahiplerinin dava dışı … Ltd. Şti. şirketi ile 03.07.2006 tarihinde imzalanan Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin davacı dışındaki diğer arsa sahipleri olan davalılar tarafından açılan … Asliye hukuk Mahkemesi’nin 2009/64 Esas sayılı dosyası ile feshine karar verilmiş, anılan karar 14.10.2010 tarihinde tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine kesinleşmiş, davacı … tarafından yükleniciye açılan gecikme tazminatı ve kira kaybı istemli … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/353 Esas sayılı davasında davanın kabulüne davacının 109.752,96 TL yükleniciden alacaklı olduğuna karar verilmiş, anılan karar temyiz edilmeksizin 02.04.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı tarafça ilam icraya konularak … İcra Müdürlüğü’nden 18.11.2014 tarihinde İİK 120/2 maddesi gereği yetki belgesi alınarak eldeki karar düzeltmeye konu davayı açmıştır. Bu durumda mahkemece yargılama yapılarak davadışı yüklenicinin davalı arsa sahiplerinden alacağı bulunup bulunmadığının incelenmesi sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile borçlu yüklenicinin davalılardan alacağı bulunduğu dair bir mahkeme kararı veyahut açılmış bir dava bulunmadığı, dolayısıyla 1. Haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle İİK’nın 120. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 28/06/2018 gün 2015/8811 Esas 2018/3819 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak hükmün, davacı … yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin ve karar düzeltme harçlarının istek halinde karar düzeltmeye gelen davacıya iadesine,
10.07.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.