YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4316
KARAR NO : 2019/2453
KARAR TARİHİ : 22.05.2019
Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-karşı davalı vekili Avukat … ile davalı-karşı davacı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl ve karşı dava eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup asıl davada yüklenici şirket bakiye iş bedeli ve işlemiş faizinin tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine iş sahibi kooperatifçe yapılan itirazın iptâliyle icra inkâr tazminatı ödenmesine karar verilmesini, karşı davada ise iş sahibi kooperatif yükleniciye fazladan ödenen paranın istirdadını istemiştir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüyle asıl alacak yönünden itirazın iptâli ve davalının %20 icra inkâr tazminatı ödemesine, karşı davanın ise reddine dair verilen karar, davalı-karşı davacı iş sahibi kooperatif vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Asıl davada davacı yüklenici şirket, davalı iş sahibi kooperatifçe 14.09.2013 tarihli sözleşme uyarınca yapılan işlere dair düzenlenmiş ilk dört hakediş bedellerinin ödendiği ancak davalı tarafça onaylanmış olan 5 nolu hakediş raporuna istinaden kesilen KDV dahil 593.418,68 TL bedelli fatura tutarının bir kısmının ödenmediğini, 25.06.2014 tarihli ek sözleşme uyarınca yapılan işlere dair düzenlenmiş ve yine davalı tarafça onaylanmış olan
nolu hakediş raporuna istinaden kesilen KDV dahil 23.230,00 TL bedelli fatura tutarına karşılık hiçbir ödeme yapılmadığını, ayrıca artan malzemelere ilişkin olarak kesilen KDV dahil 38.393,66 TL bedelli fatura için de ödeme yapılmadığını, bu üç faturadan kaynaklanan alacaklarının tahsili talebiyle Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2015/5052 sayılı dosyasıyla başlatılan ilamsız icra takibinin borçlu kooperatifin haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptâliyle takibin devamına, alacak likit olup belirlenmesi yargılamayı gerektirmediğinden davalının %20’den aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini istemiştir.İş sahibi kooperatif vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, belirlenen eksik ve kusurlu işler ile metraj tespit tutanağına göre düzenlenen kesin hakediş raporunda yükleniciye 57.026,52 TL fazla ödeme yapıldığının anlaşıldığını ileri sürerek asıl davanın reddine, fazla ödemenin istirdadı talepli karşı davalarının kabulüne karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, 16.01.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, bu nedenle taleple bağlı kalmak kaydıyla yüklenicinin icra takibiyle 331.520,48 TL asıl alacağı istemekte haklı bulunduğu, takipten önce temerrüt oluşmadığından 24.829,97 TL işlemiş faiz talebinin haksız olduğu düşüncesiyle asıl davanın kısmen kabulüyle 331.520,48 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptâline, takip tarihinden itibaren yıllık %10,50 oranını geçmemek kaydıyla avans faizi işletilmek sureti ile takibin devamına, %20 icra inkâr tazminatı tutarı olan 66.304,00 TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 8.2. maddesinde belirlenen iş bedeline her türlü vergi, resim ve harçların dahil olduğu, 9.1.2.2. maddesinde de yüklenicinin çalıştırmış olduğu işçilerin vergi, sigorta vb borçlarının ödendiğini belgelerle ispat etmek zorunda olduğu, aksi taktirde bu borçların yüklenici alacağından kesilerek yüklenici adına ilgili kamu kurumuna ödeneceği düzenlenmiştir. Yargılama sırasında davalı-karşı davacı iş sahibi kooperatif yüklenicinin ödenmesi gereken bir kısım SGK primleri ve stopaj vergilerinin kendileri tarafından ödendiğini ileri sürmüş ve dekont ve makbuzlar ibraz etmiştir. Ayrıca iş sahibi kooperatif vekili hükme esas alınan teknik bilirkişi raporuna karşı gerekçeli olarak itiraz edilmiş ve özellikle A-5 Blokta 32 değil 28 daire bulunduğu iddia edilmiştir.
Bu durumda mahkemece öncelikle davayı aydınlatma ödevi kapsamında yükleniciden, iş sahibi kooperatifin sunduğu SGK prim ödemeleri ve stopaj vergisi ödemelerine dair makbuzlarla ilgili diyecekleri sorulup beyanı alındıktan ve gerekirse sunulan ödeme belgelerinin sıhhati araştırıldıktan sonra konusunda uzman teknik ve mali müşavir bilirkişilerden oluşturulacak kurul marifetiyle keşif de yapılarak davalının önceki bilirkişi raporuna yapılan itirazları da inceleyip karşılamak ve yapılacak araştırma sonucuna göre SGK prim ve stopaj vergisi ödemelerinin davacı yüklenici alacağından mahsup edilip edilmeyeceği de değerlendirilerek davacı yüklenicinin icra takip tarihi itibariyle istemekte haklı olduğu alacak miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp davanın
sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi doğru olmamıştır.Ayrıca alacağın varlığıyla miktarı yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporlarıyla saptandığı ve davalı-karşı davacı iş sahibi en azından işlemiş faize itirazında haklı görüldüğünden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67/II. maddesindeki koşullar oluşmadığından inkâr tazminatı isteminin reddi gerekirken kabul edilmesi de doğru görülmemiştir.Bu nedenle kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı iş sahibi kooperatifin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davalı-karşı davacıya verilmesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 353,20 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 22.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.