Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2019/1765 E. 2019/3525 K. 08.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1765
KARAR NO : 2019/3525
KARAR TARİHİ : 08.05.2019

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 1171 ve 1173 parsel sayılı sırasıyla 46650, 69600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle iştiraken … mirasçıları adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, tespitin iptali ve taşınmazların adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli 1171 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile ham toprak vasfıyla Hazine adına tesciline, çekişmeli 1173 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu 1171 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmü temyiz eden davalı … vekiline gerekçeli kararın tebliğ edildiği 03.08.2015 tarihi ile temyiz tarihi olan 01.09.2015 tarihleri arasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük temyiz süresi geçmiş olduğundan temyiz inceleme isteminin süre yönünden REDDİNE,
2- Davacı Hazine temsilcisinin, dava konusu 1173 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece işin esasına girilerek davalı taraf lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, dava konusu 1173 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak, daha önce Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 29.11.1983 tarih, 1983/19446, 1983/16102 Esas, Karar sayılı ilamı ile; “…tapulama komisyon kararının iptaline, ilk düzenlenen tutanağa göre askı ilanının yapılması için tutanak ve eklerinin Tapulama Müdürlüğüne gönderilmesine” karar verilmiş, kararın 28.01.1984 tarihinde kesinleşmesi üzerine tutanak 23.02.1984-25.03.1984 tarihleri arasında askı ilanına çıkartılmış ve askı ilan süresi içerisinde itiraz edilmediğinden 26.03.1984 tarihinde kesinleşmiştir. Böyle olduğu halde tutanağın 05.08.2011-05.09.2011 tarihleri arasında ikinci kez askı ilanına çıkartıldığı ve iş bu davanın da 26.08.2011 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Kadastro tutanağı 26.03.1984 tarihinde usulünce kesinleştiğine ve ikinci kez askı ilanına alınmasını gerektirir bir durum da bulunmadığına göre, dava konusu taşınmaz hakkında askı ilan süresi geçtikten, bir başka ifade ile tutanak kesinleştikten sonra açılan davada Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kuşkusuzdur. Mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce re’sen nazara alınması gerekir. Hal böyle olunca mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla esasa ilişkin hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.