YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5133
KARAR NO : 2019/3015
KARAR TARİHİ : 26.06.2019
Davacı G.. Ş.. ile davalılar 1-…2-M.. S.. 3-N.. T.. 4-B.. T.. 5-H.. S.. 6-… 7-… 8-… 9-E.. Y.. 10-L.. Y.. 11-L.. C.. 12-İ.. G.. 13-G.. V.. 14-E.. D.. 15-F.. Ö.. 16-…17-S.. B.. 18-… 19-H.. D.. 20-F.. D.. 21-N.. M.. 22-G.. S.., birleşen 2014/17 Esas sayılı davada davacı G.. Ş.. ile davalılar 1-N.. T.. 2-B.. T.., birleşen 2013/413 Esas sayılı davada davacı H.. S.. ile davalı G.. Ş.. arasındaki davadan dolayı Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi verilen 19.11.2015 gün ve 2014/26-2015/386 sayılı hükmü bozon 23. Hukuk Dairesi’nin 26.03.2018 gün ve 2016/1922-2018/2350 sayılı ilamı aleyhinde davacı-birleşen dosya davalısı vekili ile asıl dosya davalıları … ve M.. S.. vekili ile asıl ve birleşen dosya davalıları-karşı davacılar N.. T.. ve B.. T.. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Karar düzeltme talebinin kural olarak temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesince incelenmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 09.02.2018 gün 2018/1 sayılı işbölümü kararı ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan ve 01.07.2016 tarihinden sonra temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtay’a gelen dosyalardaki temyiz ya da karar düzeltme taleplerini incelemek görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’ne verildiğinden karar düzeltme talebi Dairemizce incelenmiştir.
Dava, Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’nden kaynaklanmakta olup, asıl ve karşı davada tapu iptal ve tescil, birleşen 2014/17 Esas sayılı davada menfi tespit istenmiş, mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davaların kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne yönelik verilen karar temyiz olunmuş, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nce bozulmuş, bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
1-Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında ve özellikle HUMK’nın 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uymayan karar mahkemece asıl davada tapu iptâl ve tescil talebinde bulunulmuş, bir kısım davalılarca dava kabul edilmiş, bu arada gelen tapu kayıtlarına göre davacı yükleniciye dava olunan bağımsız bölümlerin devrinin gerçekleştiği anlaşıldığından konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalı ise de, sonuca etkili görülmediği gibi, davanın açılmasında davalıların kusuru bulunmadığından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamalarının tabi bulunmasına karşın, 23. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamının 1/b maddesinde; birlikte ifa kuralından sözedilmesinin maddi hata olduğunun anlaşılmasına göre, davacı-karşı davalı yüklenicinin tüm, davalı-karşı davacı arsa sahibinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Karşı davacı arsa sahiplerinin karşı dava yönünden sair karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince; davalı-karşı davacı arsa sahipleri sözleşmede verilmesi gereken dairelerin
Okundu.
alanlarının küçük inşa edildiğinden bahisle dava açmışlardır. Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava kabul edilmiş, ne var ki, 23. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamının 2/b maddesinde bahsedilen alanlar bağımsız bölüm maliklerinin sözleşmeden önceki mevcut dairelerinin metrekaresi olup, bozmanın zuhule müstenit olduğu, esasında sözleşmede hüküm bulunmamakla birlikte sözleşme ekinde yer alan basit krokide zemin katta bulunan dairelerin üstteki dairelerle aynı hizada ve krokilerin de eşit olduğu bu sebeple bilirkişi tarafından üst katın esas alınarak zemin kat dairelerin küçük yapılmasından dolayı hesaplanan değer farkının doğru olarak belirlendiği ve mahkemece hüküm alındığı, bu istek kalemi yönünden kararın onanması gerekirken zuhulen bozulduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 26.03.2018 gün ve 2016/1932 Esas ve 2018/2350 Karar sayılı bozma ilamından 2/b bendinin çıkartılmak suretiyle bozma ilamının bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı yüklenici vekilinin tüm, davalı-karşı davacı arsa sahiplerinin sair karar düzeltme istemlerinin reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle, arsa sahipleri Saadet ve Mehmet ile Nazım ve B.. T..’in açmış oldukları tazminat davasının sair red kapsamına alınmak ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 26.03.2018 gün ve 2016/1932 Esas ve 2018/2350 Karar sayılı bozma ilamından 2/b bendinin çıkartılmak ve diğer bent numara ve harflerinin buna göre düzeltilmesi suretiyle bozma ilamının bu şekilde düzeltilmesine, aşağıda yazılı bakiye 37,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısından alınmasına, HUMK’nın 442. maddesi hükmünce 315,00 TL para cezası ile bakiye 17,70 TL red harcının karar düzeltme isteyen davacı-birleşen dosya davalısına yükletilmesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 143,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden asıl dosya davalıları Saadet (Ülker) Sazak ve M.. S..’dan, 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden asıl ve birleşen dosya davalıları-karşı davacılar N.. T.. ve B.. T..’den alınmasına, ödedikleri temyiz peşin ve karar düzeltme harçlarının istek halinde karar düzeltme isteyen asıl dosya davalıları Saadet (Ülker) Sazak ve M.. S.. ile asıl ve birleşen dosya davalıları-karşı davacılara iadesine,
26.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.