YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/97
KARAR NO : 2019/4376
KARAR TARİHİ : 10.04.2019
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından; zinaya dayalı birleşen boşanma davasının reddi ve tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece verilen ilk hükümde erkeğin davasının reddine, kadının davasının Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi uyarınca kabulü ile boşanmaya karar verilmiş, bu hüküm Dairemizce kadının davasının münhasıran zina hukuksal sebebine dayalı olup, delillerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle boşanmaya karar verilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yargılama sonucundan zinanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-davacı kadının, eşinin … isimli kişi ile gayrı resmi olarak birlikte yaşadıklarını iddia ettiği, dosya kapsamında dinlenen bir kısım tanıkların da davacı-davalı erkek ile dava dışı … arasında gönül ilişkisi olduğunu ve halen devam ettiğini beyan ettikleri görülmüştür. Yine mahkemece davacı-davalı erkek ile dava dışı…’nin birlikte yaşayıp yaşamadıkları kolluk vasıtası ile araştırılmış buna ilişkin olarak dosyaya sunulan 25.12.2015 tarihli kolluk araştırma tutanağına göre davacı-davalı erkek …ile dava dışı …’ın “… Mh….Cd. No:24/4 Selçuklu/ Konya” adresinde hali hazırda birlikte yaşadıkları tespit edilerek tutanağa bağlanmıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı-davalı erkeğin başka bir kadınla karı-koca gibi fiilen birlikte yaşadığı ve bu birlikteliğinin hali hazırda da devam ettiği anlaşılmakla erkeğin zina eyleminin gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Öyleyse, kadının birleşen zinaya dayalı boşanma davasının, erkeğin sübut bulan zinası sebebiyle (TMK m. 161) kabulü gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı-davacı kadının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.04.2019 (Çrş.)