Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/6999 E. 2013/9516 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6999
KARAR NO : 2013/9516
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.10.2010 tarih ve 2007/86-2010/536 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.05.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait iş yerinin davalı nezdinde 30.11.2004-2005 tarihleri arasında “Emniyeti Suistimal Poliçesi” kapsamında sigortalı olduğunu, teminat dönemi içinde şirket çalışanlarından …’un emniyeti suistimal suretiyle şirketten altın çaldığının anlaşıldığını, meydana gelen zararın 09.10.2005 tarihinde davalı … şirketine ihbar edildiğini, ancak davalı tarafından hasarın tazmin edilmediğini ileri sürerek, poliçe kapsamında oluşan zarar olarak çalınan toplam has altın bedeli ile bu altınların yarı mamul hale getirilmesi için ödenen işçilik bedeli olmak üzere toplam 273.118,16 TL zararın ihbar tarihi olan 09.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın sigorta poliçesi kapsamında olmadığını, davacının işin niteliği gereği kendisinden beklenen özen ve basireti göstermediğini,talep edilen tazminat miktarının sigorta teminatının dışında ve üstünde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigortalı kuyumculuk şirketinin imalathanesinde meydana gelen ve değişik zamanlarda oluşan emniyeti suistimal fiillerinin oluşturduğu zararların davalı … şirketi tarafından karşılanması gerektiği, ancak davacının işletme içi altın tartılması işlemlerinde meydana gelen farklılıklar nedeniyle eksik çıkan altın tartımları bakımından işletme içinde derhal gerekli tedbirleri alması ve sigorta poliçesi gereğince ilk hasar oluştuğu zaman derhal davalıyı bilgilendirmesi gerekirken davacının ihbar yükümlülüğünü sözleşmeye göre üzerine düşen şekilde hasar doğuran risk gerçekleşir gerçekleşmez davalı sigortaya usulüne göre derhal bildirmemekle hasarın artmasına kendi kusurlu hareketiyle neden olduğu, bu nedenle % 25 oranında kusur indiriminin uygulanmasının uygun olduğu sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 119.055,89 TL hasarın 24.09.2006 temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlardaki yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılım yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davaya konu uyuşmazlığın mülga TTK’nın 4/1. maddesi uyarınca tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava olarak kabul edilen sigorta sözleşmesinden doğan bir uyuşmazlık olması nedeniyle davacının talep ettiği miktarın 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca ticari işlerde istenebilecek temerrüt faizi olarak düzenlenen avans faizi oranıyla tahsilini istemesi mümkün iken bu faiz oranından daha düşük olan reeskont faizi oranının uygulanmasını talep etmiş olmasına göre, mahkemece hüküm altına alınan miktara davacının istemi doğrultusunda reeskont faizi oranlarının uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faize karar verilmesi doğru değil ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden davacı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile faiz türüne ilişkin olarak hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde geçen “yasal” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “reeskont” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 6.364,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.