YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/10401
KARAR NO : 2019/9385
KARAR TARİHİ : 02.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükmün sanığın yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın sanığın bildirdiği en son adresi yerine başka bir adresine tebliğe çıkartıldığı ancak tebligat parçasının iade edildiği anlaşılmakla, gerekçeli kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle, sanığın öğrenme üzerine temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Olayın başlangıcına ilişkin taraflar arasında birbirinden farklı beyanlar bulunmasına, sanığın aşamalarda, cezaevine girmeden önce müşteki ile arasında tartışma ve kavga olayı sebebiyle husumet bulunduğunu, olay günü karşılaştığı müştekinin küfür edip saldırdığını savunmasına, müştekinin, sanığı tanımadığını beyan etmesine rağmen tanık …’un, aşağıya inene kadar müşteki ile sanık arasında tartışmanın başlağını beyan etmesine, tanık Fatih’in ise, müştekinin yaralandığını görmesi üzerine korumak için sanığa saldırdığını ifade etmesine ve tüm dosya kapsamına göre, öncesinde meydana gelen kavga olayı sebebiyle aralarında husumet bulunan taraflar arasında çıkan tartışma ortamında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemediğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede uygulanması gerektiği halde, yerinde olmayan gerekçe ile uygulanmayarak sanığa fazla ceza tayini,
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.