Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/3044 E. 2019/8228 K. 07.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3044
KARAR NO : 2019/8228
KARAR TARİHİ : 07.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında katılan …’a yönelik silahla kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yükletilen silahla kasten yaralama eylemi ile ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık hakkında katılanlara yönelik silahla tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir
Ancak;
a-Katılanların aşamalarda piknik alanından araç ile dönerken sanığın, yolun ortasına geçerek tüfek doğrultması üzerine aracı durdurduklarını beyan etmeleri, sanığın ise ikametine yakın yerde ….plakalı bir aracın park halinde olduğunun kendisine söylenmesi üzerine daha önceden …. plakalı bir araç ile hayvanlarının çalınması nedeniyle evinin ışıklarını söndürerek aracı takip ettiğini ve araçtan inen iki kişinin hayvanlarına doğru gittiğini görmesi üzerine eline aldığı sopa ile bu şahıslara doğru gittiğini, kendisini gören şahısların araca doğru kaçmaya başladıklarını, kendisinin de araca kadar şahısları kovaladığını beyan etmesi, katılanlardan …., … ve …’in soruşturma aşamasında sanığın telefon ile aradığı şahısların “ya buradan gidersiniz ya da sizi öldürmek zorunda kalırız” şeklinde tehditte bulunduklarını ifade etmeleri, yargılama aşamasında ise katılan … ve katılan …’in “sanık bize tüfek doğrulttuğu esnada sizi öldürmeden buradan ayrılın” şeklinde soruşturma beyanlarından farklı beyanda bulunmaları karşısında, katılanların aşamalardaki beyanlarında tehdit eyleminin sanık tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususundaki çelişkiler giderilmeden, katılanların beyanlarının ne şekilde sanığın savunmaları ile olayın başlangıcını doğrular nitelikte tanık beyanına üstün tutulduğu açıklanıp tartışılmadan, “sanığın elinde av tüfeği bulunduğu halde katılanların içinde bulunduğu aracı durdurduğu elindeki av tüfeğini katılanlara doğrulttuğu, katılanlara ‘sizi öldürmeden buradan ayrılın’ şeklinde tehdit sözleri söylediği” şeklindeki yetersiz gerekçe ile sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Kabule göre de; Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın Kanunda öngörülen biçimde uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.