YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7491
KARAR NO : 2019/812
KARAR TARİHİ : 08.02.2019
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 108 ada 3 sayılı parsel ve 23.617,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle samanlık ve bahçe vasfıyla davacı … Yeşil adına tespit edilmiştir. Davacı 108 ada 5 parsel sayılı ve 2.403,64 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçe vasfıyla davacı murisi … adına tespit edildiğini ancak eksik tespit edilen yüzölçümünün 108 ada 3 parsel sayılı taşınmaza fazla yazıldığını iddia ederek dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğuna dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının kabulüne, 108 ada 2, 3 ve 5 sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 108 ada 2 sayılı parselin fen bilirkişilerinin 15.10.2015 tarihli müşterek raporlarına ekli krokide (C) ile gösterdikleri 199,67 metrekarelik kısmının, 108 ada 5 sayılı parselin, fen bilirkişilerinin krokide (D) ile gösterdikleri 83,56 metrekarelik kısmının ve 108 ada 3 sayılı parselin, fen bilirkişilerin krokide (A) ile gösterdikleri 4.613,40 metrekarelik kısmının belirtilen parsellerden ayrılarak ve ayrı bir parsel numarası verilerek toplam 4.896,63 metrekare yüzölçümü olarak Mevlüt Uludağ mirasçıları adına miras hisseleri oranında iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereğince tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline; müdahil Hazinenin davasının kısmen kabulüne, dava konusu 108 ada 3 sayılı parselin, fen bilirkişilerin krokide (B) ile gösterdikleri alan içerisinde kalan 6.484,09 metrekarelik kısmının bu parselden ayrılarak 5 sayılı parsele eklenmesine ve fen bilirkişilerinin krokide yeşil çizgelerle ve (B) ile gösterdikleri oluşan toplam 8887 metrekarelik kısmın 5 sayılı parsel olarak “ham toprak” niteliği ile Hazine adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline, müdahil Hazinenin fazlaya dair talebinin reddine, 108 ada 2 ve 3 sayılı parsellerden geriye kalan kısımların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı … dava konusu 108 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün, murisi adına tespit edilen aynı ada 5 sayılı parselle bir bütün olduğu halde, davalı adına tespit edildiğini öne sürerek dava açmıştır. Hazine de 108 ada 3 sayılı parsel hakkındaki davaya katılmıştır. Yapılan keşif sırasında davacının murisi tarafından kullanıldığı gösterilen yerler içerisinde aynı ada 2 sayılı parselin de gösterilmesi nedeniyle mahkemece askı ilan süresi geçmiş olması nedeniyle tutanağı kesinleşmiş olan 2 sayılı parsel ve maliki davaya dahil ettirilerek davalı kabul edilmiş ise de süresi içinde bu taşınmazın tespit maliki hakkında yöntemince açılmış bir dava bulunmadığından kesinleşen tutanağın re’sen davalı hale getirilmesi usule uygun bulunmamaktadır. Öte yandan Hazine de davanın konusu olan 3 sayılı parsel hakkındaki davaya katılmış olup, davacı taraf adına tespit edilen 5 sayılı parsele yönelik bir davası bulunmadığı gibi; olayda 3402 sayılı Kanun’un 30. maddesinde öngörülen re’sen araştırmayı gereken hallerden hiç biri mevcut değildir. Buna göre kadastro mahkemesinin görev sınırları ve kadastro hakiminin infazı kabil sicil oluşturmakla yükümlü bulunduğu da göz önüne alınarak davaya konu 108 ada 3 sayılı parsel yönünden iddia ve savunma doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmak ve fen bilirkişisinden keşif izlemeye, denetlemeye elverişli hükmün infazına imkan verecek krokili rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bu yönler göz ardı edilmek suretiyle dava dışına çıkılarak karar verilmesi ve infazda kuşku yaratacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 08.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.