Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2016/10400 E. 2019/4383 K. 09.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10400
KARAR NO : 2019/4383
KARAR TARİHİ : 09.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.01.2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin %52 oranında kalıcı olarak sakatlandığını maddi ve manevi olarak çöküntüye uğradığını, söz konusu kazanın oluşumunda… plaka nolu araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise olay anında araçta yolcu olduğundan her hangi bir müterafik kusurunun bulunmadığını, kaza sonrası müvekkilinin işvereni davalı …’un müvekkiline kendisine karşı maddi ve manevi tazminat davası açmayacağına dair bir ibraname verdiğini, söz konusu ibranamade müvekkilinin ağzından”…gerekli tüm maddi ve manevi tazminatlarımı, tedavi masraflarımı eksiksiz olarak almış bulunduğumdan…her hangi bir alacak talebinden bulunmayacağımı taahhüt ederim” ifadelerinin geçtiğini, ancak davalı yanca müvekkiline maddi ve manevi tazminat olarak ne de tedavi giderleri kapsamında her hangi bir ödemenin yapılmadığını beyanla, fazlaya dair talep ve dava haklarının mahfuz kalmak kaydıyla; müvekkili için 1.000,00 TL maddi tazminatı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 26.01.2006 tarihinden itibaren ticari temerrüt (avans) faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili; cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanında davacının …Noterliğinin 17/08/2009 tarihli ibranamesi ile müvekkilini ibra etmek suretiyle tüm haklarından feragat ettiğini, davalının 2 yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra açıldığından bahisle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile 114.231,47 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 26/01/2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; davacının 26.01.2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda yaralandığı, dosyaya sunulan Bolu 1. Noteliğince düzenlenen 17/08/2009 tarihli ibraname başlıklı belgede davacının;26/01/2006 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında meslekte kazanma gücü kaybı yaşadığını,34VZZ14 plaka sayılı araç sahibi …’dan tarafınca alınması gereken maddi-manevi tazminatlarını, tedavi masraflarını 17/07/2009 tarihinde aldığını, Genel Hukuk Mahkemelerinde herhangi bir hak ya da alacak talebinde bulunmayacağını kaza sonucu doğmuş ya da doğacak her türlü hakkından feragat ettiğini beyan etmek suretiyle imzaladığı anlaşılmaktadır.
2918 sayılı KTK’nın 111. maddesinde “Bu kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” biçiminde düzenleme getirilmiştir.
Diğer yandan BK. 23(TBK.30) 31 md. (TBK 39 md.) hükümlerine göre de 1 yıllık hak düşürücü süresini de geçtiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, yerel mahkemece, olayın meydana geldiği tarih, ibranamenin düzenlendiği tarih ve davanın açılış tarihleri arasında geçen süreler gözetilerek, yukarıda açıklanan yasa maddesi kapsamında söz konusu ibranamenin geçerliliğinin tartışılması ve bu surette ibranamenin düzenlendiği tarihten itibaren hak düşürücü sürelerde dava açılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ise incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 09/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.