Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2019/1448 E. 2019/3316 K. 12.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1448
KARAR NO : 2019/3316
KARAR TARİHİ : 12.06.2019

MAHKEMESİ :Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi (Hakem sıfatıyla)

Davacı … Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğü vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 03/10/2016 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27/11/2018 günlü karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun kabulüne, …1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/11/2018 tarihli, 2017/1 esas ve 2018/4 karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için …1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair verilen 22/09/2019 günlü kararın ve davacı vekilinin temyiz talebinin reddine dair verilen 25/03/2019 günlü ek kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; haksız eylem nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece hakem sıfatı ile yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, …1. Asliye Hukuk Mahkemesinin(Hakem Sıfatıyla) 2017/1 esas 2018/4 karar sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, mülkiyeti Hazineye ait olan …İli Merkez İlçesi …Mahallesi, … ada 32 parsel sayılı taşınmazın davalı … tarafından depo binaları yapılmak suretiyle kullanıldığını, taşınmaz üzerine yapılan 12 adet deponun davalı … tarafından 29/12/2008 tarihinde kiraya verildiğini, yasal düzenlemeler gereği taşınmazın davalı belediyeye doğrudan satışı, tahsisi veya terkini mümkün olmadığından tahsil edilmiş olan kira bedellerinin genel bütçeye irat kaydedilmek üzere Hazineye iade edilmesinin talep edildiğini ancak söz konusu yazıya cevap verilmediğini, davalı belediyenin taşınmazı haksız olarak elinde bulundurduğu süre boyunca sebepsiz zenginleştiğini belirterek oluşan maddi zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince 3533 sayılı Kanun gereğince hakem sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davalı belediyenin hiçbir tahsis işlemine dayanmadan, mülkiyeti Hazineye ait olan dava konusu taşınmaz üzerine depo yaparak ve bu depoları dava dışı kişilere kiraya vererek haksız kazanç elde ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince, davacının talebinin mülkiyeti Hazineye ait olan taşınmazın davalı tarafından işgal edilerek kullanılmasından kaynaklanan haksız işgal tazminatı istemine ilişkin olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, yetersiz olan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının HMK’nın 353/1-a-6 maddesinde belirtilen “tarafların davanın esasıyla ilgili gösterdikleri deliller değerlendirilmeden karar verilmiş olması” olarak kabul edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3533 Sayılı Kanun’un 1. maddesi, “Umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı Devlete, belediye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar bu kanunda yazılı tahkim usulüne göre halledilirler” şeklinde düzenlenmiştir. Yine aynı kanunun 6. maddesine göre ise; bu kanun uyarınca verilen kararların temyiz edilebilme niteliği olmayıp, bu kararlara karşı sadece itiraz mümkündür ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
Ancak 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 17. maddesi ile 3533 sayılı Kanunun 6. maddesi; “2 nci madde kapsamında verilen kararlar hariç olmak üzere hakem kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun ilgili hükümleri uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi yapacağı inceleme sonucunda; a) Hakem kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanaatine varırsa başvurunun reddine, b) Hakem kararının usul veya esas yönünden hukuka aykırı olduğu kanaatine varırsa gerekirse duruşma açarak yapılacak yargılama sonucunda yeniden esas hakkında, kesin olarak karar verir. İstinaf kanun yoluna başvurulması hakem kararının icrasını kendiliğinden durdurur” şeklinde değiştirilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, 694 sayılı KHK ile 3533 sayılı Kanunda yapılan değişiklikle, 3533 sayılı Kanun uyarınca hakem sıfatıyla verilen kararlara karşı temyiz kanun yoluna değil istinaf kanun yoluna başvuru yolu açılmış olup Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi sonucu verilen kararın kesin nitelikte olduğu düzenlenmiştir.
Şu durumda, 3533 sayılı Kanun’un 694 sayılı KHK ile değişik 6. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olması nedeniyle davacı vekilinin temyiz talebinin reddine dair verilen ek kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemine ilişkin dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemine ilişkin dilekçesinin REDDİNE 12/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.