Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/15801 E. 2013/1343 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15801
KARAR NO : 2013/1343
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, …İcra Müdürlüğü’nün 2009/5990 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Kuşadası İcra Müdürlüğü’nün … sayılı Talimat dosyasında yapılan 19.08.2009 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, haciz adresi ile menkullerin borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, ödeme emrinin Söke’de başka bir adreste yapıldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “ödeme emri tebligatının dava konusu haciz adresinde yapılmadığı, ticaret odası kayıtlarına göre haciz adresinde davacı üçüncü kişinin faaliyet gösterdiği, borçlu ile ilgisinin belirlenmediği, mahcuzların değerinin %15’i oranında yasal tazminata hükmedilmesi gerektiği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile
haczin kaldırılmasına, mahcuzların değerinin %15’i oranında tazminatın davalı alacaklıdan alınarak davacı üçüncü kişiye verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında, İİK’nin 97/15. maddesinde: “…İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra gereğince istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötü niyeti tahakkuk ederse haczolunan malın değerinin yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur….” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre; davacı üçüncü kişi yararına tazminata hükmedilebilmesi, davalı alacaklı tarafın kötü niyetli olması, yani mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunu bilerek haczin yapılmasını sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı üçüncü kişi ve borçlunun kardeş olması ve haciz adresindeki iş yerine ilişkin üçüncü kişi ve borçlu arasında imzalanmış 01.03.2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin bulunması olguları bir arada gözetildiğinde alacaklı tarafın haczin yapılmasını istemede kötü niyetli olduğu kabul edilemez.
Tazminata ilişkin yasal koşulların oluşmadığı dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 3. bendindeki “Hacizli malların değerinin %15’i oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine”
ibaresinin çıkartılarak yerine “İİK’nin 97/15. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına“ ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 11.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.