YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14025
KARAR NO : 2019/31096
KARAR TARİHİ : 09.05.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak, Suç İşlemek Amacıyla Kurulmuş Olan Örgüte üye Olma, Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan sanıklar …, …, … hakkında hükümlülük; suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında hükümlülük; Nitelikli Dolandırıcılık suçundan sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında hükümlülük; 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanık … hakkında hükümlülük; Resmi Belgede Sahtecilik suçundan sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında hükümlülük; müsadere, iade, aracın müsadere talebinin reddine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmolunan cezanın nev’i ve miktarına göre sanık … ile sanıklar … ve … müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin reddine karar verilmek suretiyle inceleme yapılmıştır.
I) Sanık …’un yokluğunda verilen kararın sanığa 19.06.2012 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, sanığın hükmü CMUK’nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 27.06.2012 tarihinde temyiz ettiği gözetilerek, temyiz inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Sanık …’in yokluğunda verilen kararın sanığa 26.06.2012 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, sanığın hükmü CMUK’nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 06.12.2012 tarihinde temyiz ettiği gözetilerek, temyiz inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
III) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında “Resmi Belgede Sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar ve müdafiilerinin temyiz istemleri üzerine yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince eylemin 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, suç tarihi olan 06.02.2007 tarihinden itibaren uzatılmış dava zamanaşımının temyiz inceleme gününde tamamlanmış bulunduğu anlaşılmış ve sanıklar …, … ve Haşan Kaydı ile sanıklar …, …, …, …, …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler gereğince adı geçen sanıklar hakkındaki kamu davasının CMK’nun 223/8. maddesine göre zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
IV) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanıklar ve müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince eylemin 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 06.02.2007 tarihinden itibaren uzatılmış dava zanamışımının temyiz inceleme gününde tamamlanmış bulunduğu anlaşılmış ve sanıklar …, … ve … ile sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler gereğince adı geçen sanıklar hakkındaki kamu davasının CMK’nun 223/8. maddesine göre zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
V) Sanık … müdafiinin 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyizine göre yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince eylemin 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, suç tarihi olan 06.02.2007 tarihinden itibaren uzatılmış dava zanamışımının temyiz inceleme gününde tamamlanmış bulunduğu anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler gereğince adı geçen sanık hakkındaki kamu davasının CMK’nun 223/8. maddesine göre zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
VI) Sanık … ile sanıklar … ve … müdafiilerinin “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanık … ile sanıklar … ve … müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
VII) Sanık … müdafii ile o yer Cumhuriyet Savcısının adı geçen sanık hakkındaki temyizine göre yapılan incelemede;
UYAP’tan alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğine göre sanığın, hükümden sonra 07.12.2013 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nun 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesi hususunda mahallince değerlendirilmesinin gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
VIII) Sanık … müdafii ile o yer Cumhuriyet Savcısının adı geçen sanık hakkındaki temyizine göre yapılan incelemede;
UYAP’tan alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğine göre sanık …’nın hükümden sonra 24.12.2012 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nun 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesi hususunda mahallince değerlendirilmesinin gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
IX) Sanıklar … ve … hakkında “Kamu görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06.04.2010 tarihli ve 2010/7-38 Esas, 2010/79 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5411 sayılı Bankacılık Yasasında zimmet suçu yanında sahtecilik suçundan da ayrıca cezaya hükmolunacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması karşısında, sanıkların zimmet eylemlerini gerçekleştirirken, sahte belge tanzim etmesi fiillerinin de zimmet suçunun unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden sahtecilik suçundan ayrı ceza tayini,
Kabule göre ise;
24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı olup, sanıklar … ve … müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
X) O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin “Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile sınırlı olduğu kabul edilerek sanıklar …, …, … ve … ile sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … müdafiilerinin temyizleri ile birlikte yapılan incelemede;
Banka çalışanı sanık …’nın, sanıklar …, … ve … önderliğinde bankadan usulsüz kredi tahsis ve tahsili amacıyla kurulan örgüte üye olduğu, aynı şekilde diğer sanıkların da suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, yardım etme, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri gerekçesiyle haklarında 5237 sayılı TCK’nun 220/1-2, 204/1-2 ve 158/1 d,f,j madde ve fıkraları uyarınca mahkumiyet kararı verildiği olayda;
Türkiye Halk Bankası Büyüksanayi Şubesinde kooperatif kredi bölümü sorumlusu olarak servis yetkilisi ünvanıyla görev yapan sanık …’nın 17.03.2005 ila 06.02.2007 tarihleri arasında Ankara Tornacılar ve Tesfıyeciler ile Diğer Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi aracılığıyla 277 kişi adına usulsüz kredi kullandırımı yaptığı, dosyada mevcut 22.06.2007 tarihli yasal soruşturma raporunda da belirtildiği üzere; sanık …’nın gerekli istihbarat çalışmalarını yapmadan, Ankara ilinde ikamet etmeyen ve işyeri bulunmayan, sahte belgelerle adlarına vergi ve meslek odası kaydı açılarak sanki ticari bir işyerinin bulunduğu izlenimi verilen kişiler adına kooperatif üyeliği yapılarak söz konusu kooperatifin kefilliği ile şikayetçi T.Halk Bankası’ndan esnaf ve sanatkarlara verilen kooperatif kredisinin kullanılmasını sağladığı, yapılan işlemlerde adlarına kredi kullanılan müştekilerin suça konu kredilerden yararlanmadıkları, kredi tutarlarının örgüt liderleri olan …, … ve …’e dolaylı yoldan ödendiği, bununla birlikte sanık …’ın örgütün vergi dairesindeki üyesi olup, ihtiyaç ve gerçekten kullanılma amacı ile çekilmediği sabit olan kredilerin müşterilerine boş adresler bulup, hazırladığı sahte vergi kayıtları ile işyerlerinin faal durumda olduğunu gösterdiği ve kredinin kullanımının akabinde vergi kayıtlarının kapandığı, sanık …’in de aynı şekilde kredi kullanmak amacıyla vekaletname aldıkları kişilerin oda/vergi kayıtlarını yaparak bu kişiler adına işyerleri açtığı, sanığın örgüt liderleri ile birlikte hareket ettiği, diğer sanıkların ise çoğunluğu Şanlıurfa ilinde ikamet eden müştekiler adına usulsüz kredi kullanılması için yardım ettikleri, sahte belge hazırlayarak kredileri tutarlarını kendi adlarına aldıkları anlaşılmış ve bu haliyle sanıkların üzerlerine atılı eylemin, usulsüz belgelerle kredi dosyalarının düzenlenmesi, esnaf kredisi kullanmaya nitelik olarak ehil olmayan kişiler adına kredi sözleşmeleri düzenleyerek tahsis yapıldıktan sonra tahakkuk ettirilen paraların tediye makbuzları ile bankadan yetkisiz ve vekil sıfatı bulunmayan sanıklar tarafından çekilmesi nedenleriyle nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 162/1. maddesi “Bu Kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması, Kurum veya Fon tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir.
Yine aynı maddenin 162/1. fıkrası “İtibarın zedelenmesi, sırların açıklanması ve zimmet suçlarından dolayı ilgililerin dava hakkı ile 04.12.2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri saklıdır”
163/2. maddesi ve fıkrası ise “Kamu davası açılması halinde, iddianamenin bir örneği ilgisine göre Kuruma veya Fona tebliğ edilir” hükümlerini içermektedir.
Dosyanın tetkikinde Türkiye Halk Bankası A.Ş. vekilinin 06.07.2007 tarihli Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçesi ile “Nitelikli Dolandırıcılık” suçundan sanıklar hakkında şikayetçi olduğu, şikayet üzerine yapılan soruşturma neticesinde sanıklar hakkında 20.06.2008 tarihli iddianame ile “Bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak için nitelikli dolandırıcılık”, “Resmi Belgede Sahtecilik”, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üyelik” ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından (sanık … yönünden) cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı, yapılan kovuşturma neticesinde sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’nun “Nitelikli Dolandırıcılık” suçundan cezalandırıldığı, ayrıca katılan banka vekilinin yukarıda belirtilen suç duyurusu dışında dosyaya katılma dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Soruşturmanın dolandırıcılık suçundan banka çalışanı olmayan sanıklar ile banka çalışanı sanık … hakkındaki şikayet üzerine Cumhuriyet Savcılığınca yapıldığı ve sanıkların eylemleri dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilerek TCK’nun 158/1-d,f,j maddesi uyarınca kamu davası açıldığı cihetle, zimmet suçundan gerek banka gerekse kurum tarafından yazılı başvuruda bulunulmadığı, banka vekilinin suç duyurusundan sonra ayrıca katılma dilekçesi sunmadığı, bu suretle gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında muhakeme şartı niteliğindeki “Yazılı Başvuru” şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla;
İlgili Banka ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun davadan haberdar edilmesi, başvurunun gerçekleşmesi halinde yargılamaya devam edilerek hüküm tesisi, aksi halde muhakeme şartının gerçekleşmemesi nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı olup, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanıklar …, …, … ve … ile sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.