YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1809
KARAR NO : 2013/6178
KARAR TARİHİ : 02.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleten/sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araç ile davacının idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı, tedavi gideri ve motosiklette meydana gelen hasar nedeniyle toplam 5.000,00.-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, davalı işletenden olay tarihi, davalı … şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle, ayrıca 25.000,00.-TL manevi tazminatın davalı işletenden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesi ile arttırmıştır.
Davalı …Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, kazanın oluşumunda davacının kusurlu olduğunu, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının % 22,2 malul, davalı işleten/sürücünün % 50 kusurlu olduğu kabul edilerek mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddiyle 31.518,21.-TL geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı, 615,00.-TL hasar gideri olmak üzere toplam 32.133,21.-TL maddi tazminatın tüm davalılardan bu miktarın 5.500,00.-TL’lik kısmının davalı
sigorta şirketinden dava tarihinden, davalı işletenden olay tarihinden, bakiye miktarın ise her iki davalı yönünden ıslah tarihinden, 500,00.-TL manevi tazminatın davalı işletenden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, bakiye talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava Borçlar Kanunu’nun 46. maddesi (6098 sayılı TBK md. 54) gereğince çalışma gücünün kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte ZMSS’nı yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Zira, sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen KTK.nun 98/I. maddesi hükmü uyarınca, sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır. Dava konusu olayda davadan önce davacılarca sigorta şirketine başvuru yapıldığına ilişkin iddia ve ispat bulunmamasın bakımından davalı … yönünden ise temerrüt dava tarihinde gerçekleşmiş olması dikkate alınarak, davalı … yönünden haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren, davalı … yönünden ise dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken ıslah edilen miktarlara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.
3-BK.’nın 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı BK. md. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dosya kapsamından, davacı …’un kaza nedeniyle vücut fonksiyonlarında % 22,2 oranında maluliyet oluştuğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı için 500,00.-TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte, olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları da gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, davacı için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan miktarda manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı … vekilinin sair temyiz nedenlerinin reddine, (2 ve 3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’a geri verilmesine 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.