YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4045
KARAR NO : 2019/4080
KARAR TARİHİ : 25.06.2019
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ:TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanı…’nin maliki olduğu 7752 ada 60 parsel sayılı taşınmazını 1995 yıllarda ara malik üzerinden davalı oğlu…’e devrettikten sonra aralarında oluşan kırgınlık nedeniyle geri aldığını, ancak yine ara malik üzerinden 2001 yılında davalıya temlik ettiğini, yapılan tüm temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.Davalı, iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu taşınmazın imar ile değerlenecek olması nedeniyle dava açıldığını, yapılan tüm satışların gerçek olup, muvazaa bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 25.06.2019 Salı günü saat 09.50 de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, yapılan temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.Ancak, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacıların miras payları oranında adlarına tesciline ve kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına şeklinde karar verilmesi gerekirken, infaz aşamasında davalı yönünden hükmen kayıt oluşturacak şekilde kalan payın da davalı adına tesciline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, eldeki davada davacılar tarafından miras payı oranında iptal ve tescil istendiği, hükmedilecek karar ve ilam harcının iptal ve tescile karar verilen payların dava tarihindeki değerlerine göre belirleneceği gözetilmeksizin taşınmazın tamamı üzerinden fazla karar ve ilam harcına hükmedilmesi de hatalıdır.Ne var ki; bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden;
1- Hükmün 1. bendindeki ‘’ Dava konusu taşınmazın 1/5 payının …, ‘’ ibaresinin çıkarılmasına, aynı bendin sonuna ‘’ kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına ‘’ ibaresinin eklenmesine,
2- Hükmün 2. bendindeki ‘’ 47.790,43 TL ‘’ ibaresinin çıkarılmasına, yerine ‘’ 38.232,34 TL ‘’ ibaresinin yazılmasına, yine aynı bentteki ‘’ 35.765,23 TL ‘’ ibaresinin çıkarılmasına, yerine ‘’ 26.207,14 TL ‘’ ibaresinin yazılmasına, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı H.M.K.’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.