YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7363
KARAR NO : 2019/2188
KARAR TARİHİ : 27.02.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, 27/03/2013 tarihinde meydana gelen kazada müvekkillerinin kızlarını kaybettiğini, olay anında davacı müvekkilinin otobüsten indikten sonra eşyasını almak için geri döndüğünde kızına davalının sürücüsü olduğu aracın çarptığını ve bu kaza nedeni ile müvekkilinin kızını kaybettiğini, kazanın saniyeler içerisinde gerçekleştiğini, yaşanılan bu kazadan dolayı müvekkili ve annesinin büyük üzüntüler yaşadığını ve halen yaşamakta olduklarını, davalı sürücü …’ın ödünç aldığı diğer davalı olan abisi …’a ait araç ile söz konusu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, dolayısı ile her ikisinin müştereken sorumlu olduklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kaymak kaydı ile davalı sürücü ve davalı araç sahibi yönünden olay tarihinden, davalı … şirketi yönünden başvuru tarihi olan 13/11/2013 tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte olmak üzere baba için 10.000,00 TL. ve davacı anne yönünden 8.000,00 TL. olmak üzere toplam 18.000,00 TL. maddi tazminat ile davacı baba için 20.000,00 TL. ve anne için 40.000,00 TL. manevi tazminatın davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre,1-Davanın kısmen kabulüne, 2-Maddi tazminat istemleri bakımından davanın kısmen kabulüne, davacı … için 3.704,49 TL ve davacı … için 2.871,85 TL olmak üzere toplam 6.576,34 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan alınarak davacılara verilmesine, (bu bedele davalılar … ve … bakımından kaza tarihi olan 27/03/2013 tarihinden itibaren, bu bedele davalı … şirketi bakımından temerrüt tarihi olarak belirlenen 26/11/2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına) 3-Maddi tazminat istemleri bakımından ve bakiye istem yönünden davanın reddine, 4-Manevi tazminat istemleri bakımından davanın kısmen kabulüne, davacı … için 17.500,00 TL ve davacı … için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 37.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’dan alınarak davacılara verilmesine, 5-Manevi tazminat istemleri bakımından ve bakiye istem yönünden davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu’nun 185. madde hükmü gereğince, anne-baba birlikte çocukların bakımından sorumludur, aynı Yasa’nın 327. maddesinde ise “Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır” denilmektedir. Her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi (anne ve babadan birinin ya da her ikisinin çalışıp çalışmadığına ilişkin ayrıksı durumlar da göz önüne alınarak) gerekmektedir.
Somut olayda, anne ve baba lehine hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından anne ve babadan ayrı ayrı %10’ar yetiştirme gideri düşülmüştür. Daire ilkelerine göre; anne ve baba çalışıyorsa anne ve babadan ayrı ayrı %5’er, anne çalışmıyorsa (Sosyal ekonomik durum araştırmasına göre; davacılar Yıldıray’ın hayvancılıkla uğraştığı, …’in ise ev hanımı olduğu anlaşılmaktadır.) sadece babadan yetiştirme gideri düşülmesi gerekmektedir.
O halde mahkemece, anlatılan bilgiler ışığında bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 27/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.