Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2018/4597 E. 2019/3922 K. 28.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4597
KARAR NO : 2019/3922
KARAR TARİHİ : 28.05.2019

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1122 parsel sayılı 1.209,800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle toplam 2.150,400 pay kabul edilerek payları oranında … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve … tarafından tapu kaydına dayanarak davalılar …, … ve …’ye karşı el atmanın önlenmesi istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları dava taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Hazine temsilcisi tarafından 1329 tarih 15 sayılı çiftlik tapu kaydına, … ve diğerleri de tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tespite itiraz etmişlerdir. Mahkemece dava dosyalarının birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacıların davalarının reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davalıların dayandığı aynı zamanda tespite esas alınan Şubat 1327 tarih 24 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Temyize konu 1222 parsel sayılı taşınmaz ile diğer temyiz dışı 1123 ve 1124 parsel sayılı taşınmazların Mayıs 1308 yoklama 23 nolu kök tapu kaydının değişik tarihlerde intikal görmesi sonucu oluşan Şubat 1327 tarih 24 ve Mayıs 1954 tarih 41 nolu tapu kayıtlarına dayalı olarak tespit gördüğü, Mahkemece yapılan keşif, alınan beyanlar ve fen bilirkişisi tarafından düzenlenen rapora göre söz konusu tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara ait olduğu, taşınmazların aynı zamanda Hazine adına oluşan Nisan 1329 tarih 15 sayılı tapu kaydının kapsamında da kaldığı anlaşılmaktadır. Davalıların dayandığı ve tespite esas alınan tapu kaydının daha eski tarihli olması nedeniyle öncelikle bu tapu kaydına değer verilmesi gerekir. Bu husus mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki; söz konusu tespit tapusunun 500 dönüm yüzölçümlü olup, … Yolu, … Deresi ve … sınırlarını içerdiği, zemin itibariyle de güney sınırında bulunan “…”nün değişebilir sınırlı olduğunun belirlendiği, bu nedenle tapunun miktarı ile geçerli olduğu, miktar fazlası olan bölümü üzerinde Hazine tapusunun oluştuğu Nisan 1329 tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin kök tapu maliki ve ölümüyle mirasçıları lehine gerçekleştiğine göre zilyetlik nedeniyle de ayrıca 100 dönümün (tespitin yapıldığı 1954 yılı itibariyle her taşınmazda en fazla 100 dönüm zilyetlikle taşınmaz edinilebileceğinden) adlarına tescili gerektiği geri kalan bölümün ise Hazine tapusu kapsamında kaldığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca; fen bilirkişisinden ek rapor alınmak suretiyle tapu kayıt miktarı 500 dönümün (temyiz dışı 1123 ve 1124 parsel sayılı taşınmazların 25.000,00 ve 15.000,00 metrekare olan yüzölçümleri de 500 dönüme dahil edilmek suretiyle) ve zilyetlik nedeniyle kazanılabilecek 100 dönüm olmak üzere toplamda 600 dönümün 1222 parselin kuzeyinden başlamak üzere ifraza uygun şekilde belirlenmesi, bu bölümün temyize konu hükümde olduğu gibi 1222 parsel numarasıyla tespit gibi tesciline, geri kalan bölümün ise ifrazen Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davacı Hazinenin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile 1222 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.