Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/11392 E. 2019/9288 K. 02.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/11392
KARAR NO : 2019/9288
KARAR TARİHİ : 02.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında mağdur …’e yönelik yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik sanık …’in temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün, 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizinin mümkün olmadığı, bu nedenle temyiz isteminin reddine ilişkin 28/09/2015 tarihli ek kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın bu karara yönelik itirazının reddine ve redde ilişkin ek kararın ONANMASINA,
2) Sanıklar … ve … haklarında mağdur …’a yönelik yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanıkların temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanık …’a 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi hükmü gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b) Mağdurun vücudunda kemik kırığı tanımlanan adli raporunda; kemik kırığının hayat fonksiyonlarını hangi derecede etkilediğinin belirtilmediğinin anlaşılması karşısında, yaralanmanın niteliği ve derecesi göz önüne alınarak en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünden rapor alınması gerektiği gözetilmeden, gerekli açıklamayı ve kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre derecesini içermeyen, yetersiz nitelikteki rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) İlk haksız hareketin kimden geldiği belli olmadığı gerekçesiyle uygulanan haksız tahrik hükümlerinde sanıklar hakkında TCK’nin 29. maddesi gereğince asgari oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
d) 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesinde “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.” şeklinde değişiklik yapılmış ise de; suç tarihinden sonra yapılan söz konusu değişikliğin sanıklar aleyhine olduğu ve değişiklik tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabilecek olması, sanıkların sabıkasız olması, yargılama sürecinde denetime olanak verecek şekilde dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmaması, yeniden suç işlemeyecekleri kanaatine varılması nedeniyle haklarında erteleme hükümlerinin uygulanması hususları birlikte gözetildiğinde, dosya kapsamına uygun olmayan “hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi” gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 02/05/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.