YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2334
KARAR NO : 2019/31643
KARAR TARİHİ : 20.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, tasfiye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 12.11.2018 tarih ve 2017/1692 Esas, 2018/11836 Karar sayılı kararı ile sanık … müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/39070 sayılı itirazıyla, Dairemizin anılan ilamına karşı itirazda bulunulması nedeniyle yapılan incelemede;
Dairemizce temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verildiği, ancak sanık …’ın yokluğunda verilen karar, 07.11.2014 tarihinde “aynı konutta oturan Nesrin Durak” imzasına tebliğ edilmiş ise de, sanığın adreste bulunup bulunmadığı ve muhatap yerine tebliğ yapılan şahsın tebellüğe ehil olduğu tespit ve tevsik edilmeksizin doğrudan aynı konutta sanık ile birlikte sürekli ikamet eden şeklindeki açıklama ile tebliğ edildiği gözetilerek anılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmekle, 6352 sayılı Yasa ile değişik CMK’nun 308/3. maddesi gözetilerek itirazın kabulüne,
Dairemizin 12.11.2018 tarihli ve 2017/1692 Esas, 2018/11836 Karar sayılı kararının kaldırılması ile sanık … müdafiinin temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yeniden yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi gerektiğinin belirtildiği dikkate alınarak;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 13.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 24.09.2013 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında Yargıtay 19. Ceza Dairesi Başkanlığının 2019/16699 Esas sırasında kayıtlı olan Kızıltepe 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/235 Esas, 2014/257 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 22.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin 30.10.2013 olduğu,
Yine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1987 Esas sırasında kayıtlı olan Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/394 Esas, 2015/535 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 27.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 07.11.2013 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 20.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.