Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/14324 E. 2013/16213 K. 03.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14324
KARAR NO : 2013/16213
KARAR TARİHİ : 03.12.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Sözleşmenin feshi ve alacak

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı sözleşmenin feshi ve alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. … ve davacı vekili Av. … geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, sözleşmenin feshi ve peşin ödenen kira parasının iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı şirketlerin adi ortaklık ilişkisi içinde olduklarını, adi ortaklığı teşkil eden davacıların 29.03.2011 tarihli sözleşme ile iki adet beton santralini davalıdan kiraladıklarını ve bir aylık kira parasını peşin ödediklerini, kiralanan menkullerin teslim yerinin sözleşmede … ve … olarak kararlaştırıldığını, .. ilinde bulunan bir adet iş makinesinin nakil masraflarının karşılanmasına rağmen davalının teslimden kaçındığını, bu nedenle makinelerin çalıştırılacakları Van iline götürülemediğini, teslim konusunda keşide edilen ihtara davalının olumsuz yanıt verdiğini belirterek, sözleşmenin feshine ve peşin ödenen kira parasının iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise sözleşmede iş makinesinin teslim yerinin … ve … olarak kararlaştırıldığını, makinelerin teslim yerinden alınıp çalışacağı yere götürülmesinin kiracıya ait olduğunu, sözleşmeye konu iş makinelerinden bir adedinin … limanından alınarak kamyona yüklendiğini, diğer iş makinesinin de …’dan aynı araca konularak kullanıma hazır halde bulundurulduğunu bu aşamadan sonraki sorumluluğun kiracıya ait olduğunu, makinelerin teslim edilmediğine ilişkin iddianın gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, teslime ilişkin olarak davalı tarafından teklif edilen yeminin davacı şirket temsilcilerince eda edilmiş olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davaya konu iş makinelerine ilişkin olarak taraflar arasında 15.04.2011 başlangıç tarihli ve 4 ay süreli kira sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme kapsamında iki adet Carmix 5,5m3 model beton santrali aylık 23.000 TL+KDV bedelle davacılara kiraya verilmiştir.
Sözleşmenin 4.1’inci maddesinde kiraya konu menkullerin davacılara ne şekilde teslim edileceği kararlaştırılmış olup buna göre; makineler kiracıya … ve …’da teslim edileceği, makinelerin buradan teslim alınması, indirilip bindirmesi ve çalışacağı yere götürülmesinin kiracıya ait olduğu belirtilmiştir. Davacılar kiralanan menkullerin usulüne uygun teslim edilmediği iddiasındadır. Davalı vekili ise makinelerden birinin …’de davacıya teslim edildiğini, diğerinin de …’da teslime hazır halde bulundurulduğunu ancak davacıların teslim almaktan kaçındığını savunmuştur.
Kiraya veren, nesneyi kiracıya teslim borcu altındadır. Bu borcun yerine getirilmesi için, biçimsel (eylemli) olarak bir teslime gerek olmayıp kiranın konusunu oluşturan nesnenin kiracının kullanımına hazır tutma, kullanmaya olanak sağlayacak bir durumda bulundurma yeterlidir. Taraflar arasındaki sözleşmenin konuya ilişkin 4.maddesinde “Makineler kiracıya … ve …’da teslim edilecektir. Buradan alınması, indirilip bindirilmesi çalışacağı yere götürülmesi kiracıya aittir” hükmü yer almaktadır. Sözleşmedeki bu koşula uygun olarak iş makinelerinden bir adedinin …’da kiracının temin ettiği araca yüklendiği, diğerinin de …’den davacı tarafından …’a getirildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Somut olayda yüklenen malların …’dan çalışacağı yere sevkinin kiraya veren tarafından engellendiğini ispat yükü davacı kiracıya ait olup bu iddianın davacı tarafından usule uygun delillerle kanıtlaması gerekir. İspat yükü davacıda olduğundan davalının davacıya yemin teklif etmesi sonuca etkili değildir. Zira kanıtlama yükümlülüğü kendisinde olmayan tarafın diğer tarafa yemin teklif etmesi ve teklif olunan yeminin eda edilmesi o tarafı ispat yükünden kurtarmaz ve ispat yükü kendisinde olmayan kimse aleyhine sonuç doğurmaz. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 990.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 03/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.