YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4890
KARAR NO : 2019/8960
KARAR TARİHİ : 15.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, şantaj
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanığın atılı suçları kabul etmemesi ve soruşturma evresindeki beyanında mağdur ve tanık Ünal ile görüşürken yan masaya İzzet adlı arkadaşının oturduğunu belirtmesi karşısında, adı geçen kişinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek mahkemede tanık sıfatıyla dinlenmesi ve sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle hükümler kurulması,
2-Kabule göre ise;
a- Sanığın, birlikte yaşadığı …. ile katılan arasında ilişki olduğunu düşünerek katılandan 50.000 TL. miktarında para istemesi aksi takdirde katılanı öldüreceğini ve rezil edeceğini söylemesi şeklindeki eyleminin, bütün halinde TCK’nın 107. maddesinde düzenlenen şantaj suçunu oluşturduğu gözetilmeden, ayrıca tehdit suçundan da hüküm kurulması,
b-Mahkemece, sanığın katılana hitaben ”herkes cezasını çekecek, sizinle görüşeceğiz, yüzleşeceğiz,” şeklinde ve onu rezil edeceğini söyleyerek tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 106/1-2. madde ve cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılmaması,
c-Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
d-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.