YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9379
KARAR NO : 2019/3601
KARAR TARİHİ : 09.05.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 131 ada 5 parsel sayılı 3.327,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek arsa vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar … ve …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu kaydının iptali ve eşit hisselerle adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 131 ada 5 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile 1/2’şer hisse ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dava konusu taşınmaz ham toprak vasfı ile Hazine adına kayıtlı olup, 24.10.2014 tarihli ziraatçi bilirkişi raporunda taşınmazın tarımsal amaçlı kullanılmadığının, taşınmaz üzerinde mera ve otlaklara has bitkilerin bulunduğunun, 30.06.2015 tarihli ziraatçi bilirkişi raporunda ise taşınmaz üzerinde kültür bitkisi yetiştirilmediğinin, sadece üzerindeki ot biçilmek suretiyle değerlendirildiğinin belirtilmiş olması, her iki raporda da dava konusu taşınmazın komşu parsel ile bütünlük gösterdiğine ilişkin açıklamalara yer verilmesi ve çekişmeli taşınmazın bitişiğinde 131 ada 6 parsel sayılı mera parselinin bulunması hususları, dosyada bulunan 30.06.2015 tarihli ziraatçi raporuna ekli taşınmaza ait fotoğraflar ile birlikte değerlendirildiğinde çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların ekonomik yarar sağlayan bir zilyetliklerinin bulunmaması nedeniyle, davacılar yararına 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşulları gerçekleşmediğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,09.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.