YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17658
KARAR NO : 2012/22286
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.786,92 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalıya eksik tevkif edilen gelir ve damga vergisi kadar fazla ödemede bulunulduğunu, vergi kesmeye mecbur olan davacı tarafından Vergi Usul Kanununun 11.maddesi uyarınca asıl mükellef olan davalının vergi borcunun ödendiğini, davacının yasadan kaynaklanan rücu hakkına dayandığını belirterek davalı adına ödenen 4.786,92 TL’nin tahsilini talep etmiştir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplerle ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.BK.’nun 101/1.maddesi uyarınca; muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Bu nedenle, sebepsiz zenginleşmede gecikme faizi yürütülmesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya Bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı idarenin davaya konu alacağın ödenmesi için 13.09.2010 tarihli yazı ile davalıya 1 ay süre verdiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece; davalının temerrüde düştüğü tarihin araştırılarak o tarihten itibaren asıl alacağa faiz yürütülmesine hükmedilmesi gerekirken, ödeme tarihi olan 03.09.2010’dan itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı 13.09.2010 tarihli yazı ile davalıyı temerrüde düşürmüştür. Ancak, dosya içeriğinden ihtarnamenin davalıya tebliğ edilip edilmediği anlaşılamamaktadır.
O halde, mahkemece, ihtarnamenin davalıya tebliğ edilip edilmediği araştırılarak, tebliğ edilmiş ise bir aylık süre verildiğinden tebliğ tarihine bu süre eklenerek, bu tarihten itibaren, aksi taktirde eş söyleyişle ihtarname tebliğ edilmemiş ise dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir.Mahkemece; aksi yazılı düşüncelerle ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.