Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/11666 E. 2013/10261 K. 17.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11666
KARAR NO : 2013/10261
KARAR TARİHİ : 17.05.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.05.2012 tarih ve 2011/712-2012/476 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkilinden para tahsil edildiğini, müvekkilinin bu nedenle davalı şirket aleyhine Federal Almanya Cumhuriyeti Wiesbaden Asliye Hukuk Mahkemesi 9. Sivil Hukuk Dairesi’ne dava açtığını, Almanya Mahkemesi’nin yargılama sonunda 93.390,44 Euro ana parayı 11/02/2009 tarihinden itibaren işleyecek %5 yasal faizi ile birlikte, 1.572,10 Euro mahkeme masrafının da 10/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek %5 yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde karar verdiğini ve kararın davalıya tebliğ edilerek 10/12/2010 tarihinde kesinleştiğini, bu nedenle Federal Almanya Cumhuriyeti Wiesbaden Asliye Hukuk Mahkemesi 9. Sivil Hukuk Dairesi’nin kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davaya dayanak somut tenfize konu yabancı mahkeme kararı değerlendirildiğinde, kararın açıkça kamu düzenine aykırı olmadığı, tenfize konu yabancı mahkeme kararının aslı, tamamının onaylı tercümesinin sunulduğu, kendisine karşı tenfiz istenen davalının mahkemeye usulünce çağrılmış, yine kararında usulünce davalıya tebliğ edilmiş olduğu, kararın MÖHUK’un 54. maddesinde sayılan şartları taşıdığı, her ne kadar Almanya ile Türkiye arasında karşılıklı ikili anlaşma olmamakla beraber Türk Mahkemeleri kararları Almanya’da tenfizi mümkün olduğundan fiili uygulamanın mevcut olduğu, tüm bu nedenler ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2009/13897 Esas, 2011/6650 Karar sayılı ilamı göz önüne alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraf vekilleri, kararı ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Dairemizce tenfiz davalarının nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle bu davalarda maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece nispi harca hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Yine, davacı taraf, dava dilekçesinde Federal Almanya Cumhuriyeti Wiesbaden Asliye Hukuk Mahkemesi 9. Sivil Hukuk Dairesi’nin 19/06/2009 tarihli 9 O 173/08 sayılı kararı ile yargılama masraflarına dair ek kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiş olup; mahkemece istem gibi anılan yabancı mahkeme kararı ile yargılama masraflarına ilişkin ek kararın tenfizine karar verilmiş ise de; hüküm kısmında davanın tam kabulü denilmek yerine kısmen kabulü denilerek davalılar lehine vekalet ücreti takdiri doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın re’sen bozulmasına ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 17.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.