YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3686
KARAR NO : 2019/5626
KARAR TARİHİ : 10.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Kal, Eski Hale Getirme, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın elatmanın önlenmesi, kal yönünden kabulüne; ecrimisil yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, 105 ada 24 parsel sayılı taşınmazın vekil edeni adına kayıtlı olduğunu, vekil edeninin taşınmazı 06.06.2014 tarihinde …’dan satın aldığını, davalının bu taşınmaza 40 m2 büyüklüğünde ambar yaptığını, müvekilinin davalıdan ambarı yıkmasını istediğini ancak davalının buna yanaşmadığını belirterek, davalının müdahalesinin men’ine, ambarın kâl’ine, taşınmaza inşa etmiş olduğu ambar ve deponun yıktırılmasına ve taşınmazın eski hale getirilmesine ayrıca 1.400,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının dava konusu taşınmazı dava dışı …’dan satın aldığını, taşınmaz içerisinde bulunan ambar ve deponun kendisine ait olmadığını, ambarda … ile birlikte ortak 600 kg. nohutlarının olduğunu, bunun haricinde ambarı kendisinin kullanmadığını, …’ın bu yeri anlaşmalı olarak sattığını ve geri alacağını ve nohutların burada durmasının bir sakıncası olmadığını söylediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müdahalenin men’i ve yıkım taleplerinin kabulüne, ecrimisil talebinin (490,00 TL olarak) kısmen kabulüne karar verilmiş olup; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, müdahalenin men’i, kâl ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
1. Davalının müdahalenin men’i ve kâle ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalının ecrimisile yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda mahkemece 490,00 TL ecrimisilin kabulüne hükmedilmiş olup, 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 361-362. maddeleri (1086 sayılı HUMK’un 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427. maddesi) uyarınca karar tarihi olan 2015 yılında temyiz kesinlik sınırının 2.080,00 TL olduğu ve kabul edilen miktarın temyiz sınırının altında kaldığı tespit edilmekle, davalının temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalının müdahalenin men’i ve kâle yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının ecrimisile yönelik temyiz itirazının, 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 361-362. maddeleri (1086 sayılı HUMK’un 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasa ile değişik 427. maddesinin 2. fıkrası) uyarınca 2015 yılı itibariyle miktar ve değeri 2.080,00 TL’yi geçmeyen kararlar kesin olduğundan, temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 88,70 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 10.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi