Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/1363 E. 2019/2885 K. 20.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1363
KARAR NO : 2019/2885
KARAR TARİHİ : 20.06.2019

Davacı … ile davalı … arasındaki davadan dolayı …Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 22.01.2015 gün ve 2014/38-2015/27 sayılı hükmü bozan 23. Hukuk Dairesi’nin 09.10.2017 gün ve 2015/9564-2017/2591 sayılı ilamı aleyhinde taraf vekillerince karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Karar düzeltme talebinin kural olarak temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesi’nce incelenmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 09.02.2018 gün 2018/1 sayılı işbölümü kararı ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan ve 01.07.2016 tarihinden sonra temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtay’a gelen dosyalardaki temyiz ya da karar düzeltme taleplerini incelemek görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’ne verildiğinden karar düzeltme talebi Dairemizce incelenmiştir.

Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece davanın ıslah dilekçesi gözetilerek kabulüne dair verilen hükümün bozulması üzerine davacı ve davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1-Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici nedenler ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 2015/9564 Esas, 2017/2591 Karar sayılı bozma ilamının 1. bendinde yer alan, davacı iş sahibinin davalıya keşide ettiği …10. Noterliği’nin 23.12.2013 tarihli ihtarnamesinde talep edilen eksik ve ayıplı iş bedeli miktarının 250.000,00 TL olmasına karşın maddi hata sonucu 25.000,00 TL yazıldığının anlaşılmış bulunmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kaşan sair karar düzeltme talepleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Diğer karar düzeltme itirazlarına gelince;
Dava kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklamakta olup, davacı iş sahibi davalı yüklenicinin sözleşmeye aykırı olarak kendine ait bağımsız bölümlerin kıymetini arttırarak, yüzölçümünü büyüterek ve avantaj sağlayacak nitelikte imalat yaptığını, sözleşmeye aykırı kalitede ürün kullandığını, bu durumun tespit dosyası ile belirlendiğini, buna karşılık müvekkiline verilen bağımsız bölümlerin değerinin düştüğünü, ihtara rağmen davalı tarafla uzlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, müvekkilinin zararının belirlenmesi ile şimdilik 100.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla dava

değerini arttırarak temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini istemiştir. Davalı ise inşaatın sözleşmeye, projeye ve ruhsata göre yapıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm taraf vekillerince temyiz olunmuş, 23. Hukuk Dairesi’nin 2015/9564 Esas 2017/2591 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Her nekadar 23. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamının 3. bendinde, tarafların imzasına ihtiva eden 14.05.2014 tarihli tutanak-protokole ekli iki adet çek fotokopisine göre, adi yazılı belgede belirtilen 25.10.2012 keşide tarihli 10.000,00 TL bedelli çek ile 20.06.2012 keşide tarihli 35.000,00 TL bedelli çek olmak üzere iki adet toplam 45.000,00 TL davalı yüklenici tarafından davacı arsa sahibine yapılan ödemenin tazminat tutarından indirilmesi yönünde bozma yapılmış ise de; ödeme tutarının davalı tarafından 49.000,00 TL olduğu iddia edilmekte, davacı ise 49.000,00 TL olan bu ödemenin sözleşmeye istinaden bağımsız bölümler yanında ek olarak verilmesi gereken bir bedel olduğunu savunmuş olup, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri, dosya kapsamında bulunmayan ancak davalı delillerinde yer alan … 5. Noterliği 00091 yevmiye nolu, 06.01.2014 tarihli ihtarname, email yazışmaları ve çek fotokopisi üzerinde bulunan açıklamalar ve diğer belgelerle değerlendirilmek suretiyle ödemeye ilişkin miktar kesin bir şekilde saptanarak bu ödemenin sözleşme uyarınca mı, yoksa davacının hak ettiği tazminat miktarı ile alakalı olup olmadığının araştırılması yönünden bozulması gerekirken, yazılı şekilde bozulması uygun olmamış, tarafların karar düzeltme istemlerinin kabulü ile kararın bu sebeple bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay Yüksek 23. Hukuk Dairesi’nin 09.10.2017 günlü 2015/9564 Esas 2017/2591 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan, 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin ve karar düzeltme harçlarının istek halinde karar düzeltme isteyen taraflara iadesine,
20.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.