Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/7540 E. 2013/10512 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7540
KARAR NO : 2013/10512
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.09.2010 tarih ve 2007/921-2010/435 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.05.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan Balnak Nak. ve Loj. Hizm. Tic. A.Ş. vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar ile müvekkili arasında 22.02.2005 tarihli tellallık sözleşmesi imzalandığını, davalı …’ın sözleşmeyi davalı şirketi temsilen imzaladığını, dava konusu taşınmazın kiralanması konusunda müvekkilince davalı şirkete telallık hizmeti verildiğini, bu hizmet neticesinde de taraflar arasında kira sözleşmesi imzalandığını, tellallık ücretine hak kazandığını ileri sürerek, ıslahla 125.442,00 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davalı …’ın şirket çalışanı olup şirketi temsile yetkili olmadığını, Aralık 2005’te de işten ayrıldığını, sözleşmenin müvekkilini bağlamayacağını, müvekkilinin yetkilisinin davacıdan bağımsız olarak mülk sahipleri ile görüşerek 05.08.2005 tarihinde dava konusu taşınmazı kiraladığını, davacının taşınmazı göstermesi ile kira sözleşmesi kurulması arasında illiyet bağı bulunmadığını, kararlaştırılan cezai şartın da fahiş olduğunu savunmuştur.
Davalı … vekili, davalı şirketin çalışanı olup şirket yetkilisinin şirketin depo ihtiyacı için depo bulunması gerektiğini söylemesi üzerine söz konusu depoya baktığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin fırsat gösterici tellallık sözleşmesi niteliğinde olduğu, fırsat gösterici telalık sözleşmesi uyarınca ücrete hak kazanılabilmesi için iki şartın gerçekleşmesi gerektiği, birinci şartın, müşterinin arzusuna uygun bir sözleşmenin (kira veya satım sözleşmesinin) kurulması fırsatının müşteriye bildirilmesi, ikinci şartın da sözleşmeyi müşterinin akdetmiş olması gerektiği, tellalın ücrete hak kazanması için ayrıca bir de gösterilen sözleşmenin kurulmasına aracılık edilmesi yani müşteri ile mal sahibinin bir araya getirilmesi ya da aracılık edilmesinin şart olmadığı, sözleşmede belirtilen taşınmazların davacı tellal tarafından
davalı şirkete gösterilmesi ile fırsat gösterici tellallık ediminin yerine getirildiği, davalı şirketin de söz konusu taşınmazlardan birini kiraladığından davacı tellalın sözleşmede kararlaştırılan tellallık ücretine hak kazanması için gerekli yasal ve sözleşmesel şartları yerine getirdiğinin kabul edilmesi gerektiği, davacı tanığının ifadesine göre sözleşmeye göre gerekli olmamasına rağmen davacı tellal tarafından fırsat göstermenin ötesinde davacının aracılık faaliyetinde de bulunduğu, cezai şart değil, tellallık ücreti talep edildiği için talep edilen yüzde oranının teamüllere uygun bulunduğu, davalı …’ın davalı şirketin çalışanı olup dava konusu sözleşmeyi şirket kaşesi altında şirketi temsilen imzaladığı, sözleşmenin tarafı olmadığı gerekçesiyle davalı … hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 119.469,41 TL’nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 07,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 6.850,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Balnak Nak. ve Loj. Hizm. Tic. A.Ş.’den alınmasına, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.