YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4070
KARAR NO : 2019/12369
KARAR TARİHİ : 28.05.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 13.06.2003 -06.04.2011 tarihleri arasında davalı işverenliğe ait işyerinde şoför olarak çalıştığını, müvekkillerinin iş sözleşmesinden kaynaklanan görevlerini gereği gibi yapmasına rağmen davalı işverenliğin eşit davranma yükümlülüğüne aykırı davramlarak diğer çalışanlara ücrct artışı yapılmasına ve fazla çalışma ücreti ödenmesine rağmen müvekkillerine ücret zammı yapılmadığını, fazla çalışma ücreti ödenmediğini, müvekkillerinin haftanın 7 günü çalıştığını, sabah 06.50 de çalışmaya başlayan müvekkillerinin personelleri evlerinden alarak saat 08.00 de işyerine getirdikten sonra gün içinde de ürün teslimi işlerini yaptığım, akşam 17.30 da mesaisi biten personeli evlerine götürdüğünü ve daha sonıa vardiya değişimi için saat 20.00 de işyerinde olması gereken personeli evlerinden alarak işyerine getirdiğini, 20.15 de vardiyası ya da mesaisi biten personeli de evlerine bırakarak saat 23.00 de işyerine döndüğünü, bu çalışmanın haftanın 7 günü bu şekilde sürdüğünü, müvekkilinin ücretinin 1.300,00 TL net aylık olduğunu, 900,00 TL tutarının banka aracılığı ile ödendiği, bakiye 400,00 TL nin ise elden ödendiğini, müvekkilinin fazla çalışma ücretlerinin ödenmesi ve ücret zammı için işverenliğe talepte bulunduğunu, ancak bir sonuç alamadığını vc daha sonra da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına şikayette bulunduğunu, yapılan incelemede müvekkilinin fazla çalışma alacağı olduğunun ortaya çıktığım, ancak işverenin denetimi altındaki personelin vermiş olduğu ifadelere dayanan bu tespitin gerçek alacağı yansıtmadığını, davalı işverenliğin bu inceleme sonucu ortaya çıkan fazla çalışma ücretlerini de ödenmediğini ve ayrıca elden ödediği ücretini de 31.03,2011 tarihinde ödemediğini, sadece banka aracılığı ile ödediği kısmım ödediğini, müvekkilleri tarafından ücretinin ve fazla çalışma ücretinîn ödenmemesi, işverenliğin eşit davranma yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle 4857/24- 11-e bendi uyarınca feshedildiğini, davalı işverenliğin iş şartlarında esaslı değişiklik niteliğinde olacak şekilde müvekkiline gönderdiği 05.04.2011 tarihli noter bildirimi ile depo sorumlusu olarak görevlendirdiğini, müvekkilinin depo sorumluluğu, bina güvenliği, mal girişi-çıkışı konularında bilgisinin olmadığını, işverenliğin müvekkillerinin işyerinden ayrılması yönünde baskı uyguladığını ileri sürerek; kıdem tazminatı,fazla mesai ücreti,genel tatil ücreti,hafta tatili ücreti ve ücret alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışma gün ve süreleri ile ilgili iddialarının doğru olmadığını, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi bir çalışmasının bulunmadığını, bu tür bir çalışmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, haftalık 45 saat esasına göre çalışıldığını, davacının ücretinin iddia etliği gibi 1.300,00 TL net aylık olmadığını, ücretinin 900,00 TL olduğunu, müvekkil şirketin ticari faaliyetlerinin bir kısmım … ve bir kısmım da … adresinde bulunan işyerlerinde yürüttüğünü, davacının … adresindeki işyerinde çalışma başladığım, daha sonra da … adresindeki işyerinde çalışmasını sürdürdüğünü, davacının fiilen işyerine gelmeyerek iş sözleşmesini sona erdirdiğini, müvekkil şirket tarafından davacıya keşide edilen 05.04.2011 tarihli bildirimi 06.04.2011 tarihinde evinde bizzat davacının tebellüğ elliğini, davacının cevabi bildirimde ise işi bıraktığını bildirdiğini, İşyerinde şoför fazlalığı nedeniyle davacının … adresindeki işyerinde mal giriş-çıkışmı kontrol amaçlı görevlendirildiğini, sosyal haklarında bir değişiklik olmadığını, feshin son çare olma ilkesi uyarınca müvekkil şirketin fesih yerine bu yönde bir görevlendirme yaptığını, davacının …’ta bulunan işyerine gitmediğini, eski çalıştığı yere de gitmediğini, 4857/24. Maddede sayılan derhal fesih hakkım doğuracak bir eylem olmadığım, davacının görev değişikliğinin esaslı değişiklik niteliğinde olup olmadığının tespit edilmesi gerekliğini, davacı ile diğer personeller arasında bir ayrım yapılmadığını, davacının haksız olarak iş sözleşmesini sone erdirmesi nedeniyle ihbar ve kıdem tazminatı hakkının bulunmadığını, davacının ücret, hafta tatili ücreti ve genel tatil günleri ücret alacağı bulunmadığını, fazla çalışma ücret alacağı bulunmadığım, davacının tüm alacaklarının zamanaşımına uğradığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin ilk kararı Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2015/29999 Esas 2018/20369 Karar sayılı bozma ilamı ile özetle; ” 1…Hüküm altına alınan fazla mesai ücreti, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları bakımından gerekçede %30 oranında takdiri indirime gidildiğinin açıklanmasına rağmen indirimin %35 oranında yapılarak gerekçe ile hüküm arasında çelişki meydana getirilmesi HMK.nın 298/2. maddesine aykırıdır.
Davacı dava açmadan önce davalı işvereni 06.04.2011 tarihli ihtarname ile talep ettiği işçilik alacakları bakımından temerrüte düşürdüğünden ve ihtarname içeriğinde; işçilik alacaklarının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde ödenmesini talep etmek suretiyle, faiz başlangıcı olarak ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 08.04.2011 tarihinden itibaren 15 gün geçtikten sonra 24.04.2011 temerrüt tarihini gösterdiğinden davacının hüküm altına alınan kıdem tazminatı dışındaki alacaklarına temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinin düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece özetle; SGK kayıtları,toplanan delillerin değerlendirilmesinde; davacının davalı işyerinde hizmet akdi ile çalıştığı tartışmasız olup feshin haklı olup olmadığı, ücret miktarı ve işçilik alacaklarının varlığı hususları ihtilaflı bulunmadığı,davacının davalı işverenlikte 13/06/2003-08/04/2011 çalıştığı buna göre toplam hizmet süresinin 7 yıl 9 ay 25 gün olduğu, davacının son ücretinin emsal ücret araştırması ve tanıkların ücretin bir kısmının bankadan bir kısmının elden ödendiğine dair beyanları birlikte değerlendirilerek iddia gibi 1.300,00 TL olduğu, davacı, fazla çalışma hak ve alacakları ödenmediği nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini iddia ettiği, yapılan incelemede davacının talep edebileceği fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının bulunduğu tespit edilerek ve bu hususun işçi şikayeti üzerine Çalışma Bakanlığı müfettişlerince de belirlendiği gözetilerek iş akdinin davacı tarafından kıdem tazminatını gerektirir şekilde sonlandırıldığı, davacının, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücreti talepleri bakımından, işverenin işçinin çalışma sürelerini uygun araçlarla belgeleme ve işçi özlük dosyasında fazla çalışma süre ve ücretleri ile ilgili belge düzenleme yükümlülüğü kapsamında dosyaya sunulan herhangi kayıt belge olmadığından, yeminle dinlenen tanık beyanları ile Çalışma Bakanlığı müfettişlerince yapılan tespitler değerlendirilerek alacakların varlığının kabul edildiği,bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma kapsamı dışında kalan mahkememiz hükmü aynen korunarak, davacının, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücreti talepleri bakımından, işverenin işçinin çalışma sürelerini uygun araçlarla belgeleme ve işçi özlük dosyasında fazla çalışma süre ve ücretleri ile ilgili belge düzenleme yükümlülüğü kapsamında dosyaya sunulan herhangi kayıt belge olmadığından, yeminle dinlenen tanık beyanları ile Çalışma Bakanlığı müfettişlerince yapılan tespitler değerlendirilerek alacakların varlığı kabul edilerek, yapılan hesaplamadan davacının izin, rapor, hastalık, mazeret gibi sebeplerle çalışılmadığı günler bulunacağı sebebiyle takdiren % 35’er hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle ve davacının ıslah yoluyla arttırdığı miktar üzerinden taleplerin kısmen kabulüne, davacı dava açmadan önce davalı işvereni 06.04.2011 tarihli ihtarname ile talep ettiği işçilik alacakları bakımından temerrüte düşürdüğünden ve ihtarname içeriğinde; işçilik ¸alacaklarının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde ödenmesini talep ettiği görülerek kıdem tazminatı dışındaki diğer alacak kalemleri için faiz başlangıcı olarak ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 08.04.2011 tarihinden itibaren 15 gün geçtikten sonra 24.04.2011 tarihi temerrüt tarihi olarak belirtilerek karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta mahkemece de gerekçeli kararda temerrüt tarihinin 24.04.2011 olarak belirtilmesine rağmen hüküm özetinde; 24.11.2011 tarihinin yazılması hatalı olup bozma sebebi ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) SONUÇ :
Hüküm fıkrasının 2,3,4 ve 5 numaralı bendlerindeki “24.11.2011” tarihinin çıkartılarak yerlerine ayrı ayrı ”24.04.2011” tarihinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/ 8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, nisbi temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 28.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.